KIRIM VE NOGAY TATAR YEMEKLERİ

facebook sayfamız tıklayın/TATAR YEMEKLERİ OKYANUSU
Beğen


ANA SAYFA YENİ TARİFLER FACEBOOK İLE ETKİLEŞİMLİ OLARAK YAPILACAKTIR.YORUMLARINIZLA PAYLAŞIMLARINIZLA KATKIDA BULUNUN

TATAR AŞLARI, TATAR MUTFAĞI VE TATAR MUTFAK KÜLTÜRÜ HAKKINDA HER ŞEY

21 Eylül 2008 Pazar

TATAR KÖFTE ( ТАТАРСКО КЮФТЕ )

TATAR KÖFTE
tatarköfte.JPG

Bulgaristanda yaygın şekilde bilinen ve yapılan bir köfte çeşidiymiş tesadüfen buldum
Köfteyi yapıp ağzıma attığımda tatarlar bu işi biliyormuş dedim ve neden bu kadar yaygın olduğunu anladım.
harika bir tad
ızgara köfte deyince aklıma hep tatar köftesi gelecek herhalde

Татарско кюфте yazıp google da arttığınızda şu sonuç geliyor ekrana
Татарско кюфте
için yaklaşık 1.340 sonuç
verilen tariflerden ortalama bir tarif çıkardım, en ayırt edici özelliği bulgaristanda kaşkaval peyniri diye bilinen kaşar peynirini ve yumurta içermesi sahi unutmuşum karbonatda olabilir, baya baya farklıymış ya

TATAR KÖFTESİ İÇİN MALZEMELER

yarım kilo kıyma
1 yumurta
100-150 gram eski kaşar peyniri (kaşkaval)
1 soğan (rendelenecek)
yarım çay kaşığı karbonat
uygun miktarda tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon
bazı tariflerde olan bazı tariflerde olmayan ekmek içi ben ekmek içi koydum
HPIM3997.JPG
malzemeyi yoğuruyoruz, üzerine kaşarı rendeleyip tekrar yoğuruyoruz
orta - iri büyüklükte köfteler yapıyoruz, ben orta büyüklükte yaptım ama resimlerde iri köfteler görünüyor, bulgaristanda köfteleri daha iri yapıyorlar.
HPIM3998.JPG
tavada veya bizim yaptığımız gibi ızgarada da yapabilirsiniz
gerçekten daha önce yaptığım köftelerden farklı bir tad, herkez beğendi
sanırım bundan sonra ızgara köfteler hep böyle yapılacak bizim evde
kesinlikle deneyin derim
Afiyet olsun

aşağıya bulgaristan sitelerinden bulduğum bir kaç yazıyı aktarıyorum


Татарско кюфте

Мнениеот на Пон Мар 26, 2007 3:40 am

* 500-700 г смляно месо kıyma
* 2 нарязани на дребно глави лук 2 baş kuru soğan
* 1 яйце yumurta
* 100 г кашкавал kaşar(kaşkaval=
* сол, черен пипер, кимион, сол - на вкус tuz,karabiber,kimyon,baharatlar
* лют червен пипер - по желание isteğe bağlı acı kırmızı biber
* 1/2 ч.ч. бира yarım çay kaşığı karbonat

Омесете добре каймата с останалите продукти и оставете да почива на хладно 1-2 часа. Оформете кюфтетата, наредете ги върху предварително намазаната с мазнина и подгрята скара и ги изпечете. За обръщане използвайте дървена лопатка. Не ги бодете с вилица, тъй като ще изтече сока.

Изображение

,
Татарско кюфте

Рейтинг:

Гласувай:
Порции: 0
Трудност: 2
Приготвяне:20 минути
Готвене:
Калории:
Описание: http://www.newyorkpub-bg.com/common/images/20080407-ONFFHNFNKBO.jpg
Продукти: 1 кг.кайма 1 kilo kıyma
2 глави кромид лук 2 baş kuru soğan
2 яйца 2 yumurta
1 кофичка квасено мляко с
1 кафена лъжичка сода бикарбонат karbonat
2 с.л. галета galeta
300 гр. кашкавал 300 gram kaşkaval
2-3 кисели краставички 2-3 dilim ekmek
пресни гъби около 250 гр.
сол черен пипер tuz biber
бахар baharat
1 люта чушка acı biber
кимион kimyon
магданоз maydanoz
копър rezene
Начин на приготвяне: Всички продукти се омесват добре. Престояват около 15 минти. Пече се се в предварително намазнена тавичка 30 минути. Готово отново се настъргва кашкавал и се сервира с гарнитура според сезона. На читателите За дома да им е сладко!
Съвет на готвача: Рецептата изпрати г-жа Силвия Маринчешка
Питие: бира, червено вино
,
TATARSKO meatball
/ minced meat, mushrooms, cheese, mirishki /kıyma,mantar,kaşar,mirişki?

1 kg kıyma
salt, pepper, marjoram(kimyon), savory (çıbrıka)
1 large onion
2 eggs
1ch yogurt + 1chl soda
200 grams shredded cheese
200 grams mushrooms nasitneni
2-3 pickles (turşu)
little bread crumbs for stuffing
maybe some smoked ham in small cubes
Omesva is minced and stay 2 o'clock in the refrigerator. Prepare meatballs are formed and bake.

11 Temmuz 2008 Cuma

TATAR YEMEKLERİ VİDEOLARI

Adana Ceyhan tatarlarından dr.Fatih Karayandı tarafından youtube a
upload edilen KIPÇAKLAR KOPÇAKTA isimli 9 parçalık belgeselin
tatar yemekleri ile alakalı olan bölümüdür

TABAKBÖREK, ÇİBÖREK,KOBETE,KIYGAŞA,CIZMANAK (DIZMANA,KİRDE?) ,YALANKI,KAÇAMAK,NOGAYŞAY



NOGAYLAR VE TANDIR
KAZANBÖREK,TABABÖREK VS YAPIMI
<>

---------------




----------------------
Yakupemir köyünden çibörek yapımı

15 Nisan 2008 Salı

böyle de bir yazı var

1 yorum yazılmıştır
Yazan: | Tarih: 8/4/2009

Konu: saçma

Tamam yazan saçmalamış da bunu kendi bloguna koyan da mı cahil?

bu yorum konunun başına konulmayı hakediyor, nihayet bir yorum geldi
bekliyordum
ama böyle de bir yazı var.

ben simidin kırımın çöl kesiminin geleneksel yiyeceklerinden olmadığını biliyorum, ancak yalıboyu tarafında böyle bir gelenek olabilir düşüncesiyle (kırımın bu bölgesi için cahilim) , yine de içim pek elvermeyerek bloğa koydum, ancak yorum sahibinin özenle seçtiğini zannettiğim saçma ve cahil kelimelerinden anlaşıldığı kadarı ile kendisinin bu konuda araştırma yapmış ve böyle bir ihtimalin olmadığını görmüş olduğunu düşündüğüm için yazının en başını bu yorumu koyma gereğini duyuyorum.

şu anda kırımda yaşayan bir arkadaştan simit konusunda aldığımız cevaptır.

soru: kırımda simit biliniyormu? türkiyede bir yazıda simitin geleneksel tatar yiyeceklerinden olduğu yazıyordu


ve cevap:
yalan yanlış bilgiler dolaşıyor

gördüğünüz gibi cevap gayet açık ve net = yok böyle bir şey

yani tatar geleneklerinde simidin olmadığı bu yazıyı yazmayı gerektirecek durumun ancak bir istisna olabileceği gibi bir durum ortaya çıkmış bulunuyor.

GEVREK SİMİT


İstanbulda simidi Eskişehir unundan Kumkapı fırınından diye satarlardı
bu satış şekli, bu reklam durup duruken çıkmamıştır herhalde diye düşünürdüm,
ancak Eskişehir simidinin meşhur olmasının sebebi unu sebebiyle değildir diye düşünüyordum, un undur yani, taki bu alttaki yazıyı okuyuncaya kadar aklımda bir soru olarak kalmıştı
Eskişehir simidinin özelliği ununda değil pişiriliş şeklindeymiş, anneme de sordum benzeri şeyleri anlattı, Eskişehirdeki simit fırınlarında taştan pekmek kazanı olurmuş ekmek hamurları bir sopaya dizilip sıcak pekmez kazanına bırakılıyormuş , fazla bekletmeden haşlayıp yine sopayla kazanın içinden topluyorlarmış , sonra üzerini susamlayıp fırına veriyorlarmış.

İlginç bir bilgi daha ortaya çıktı yazıda İzmir kumrusunun atababası da tatarların yaptığı simitmiş.


"Öncelikle gevreğin tarihçesinden bahsetmek gerek. 450 yıl önce Kırım
Değirmendağı mevkinden gelen Tatar Türklerinin İzmir'e yerleşmesiyle
birlikte gevrekte İzmir'e gelmiş oldu. Tatar Türkleri geleneksel yiyecekleri olan gevreği, İzmir'de daha büyük boyutta ve gene İzmir'de yetişen sultani üzümlerinden hazırladıkları şerbetle yapmaya başladılar. daha sonraları bu gıda maddesini sandviç şekline getirerek arasına peynir, domates ve biber koyarak kumru yapmaya başladılar. daha sonralarda ise, kumru Çeşme'de arasına sucuk, salam, sosis gibi maddeler konarak sıcak sandviç şeklinde üretilmeye başlandı.

Gevrek mi simit mi sorununa geldiğimizde ise, gevrekle simit farklı
şeylerdir. onun için
"- onun adı gevrek olur mu bilader siz salaksınız, koca Türkiye'de
herkes simit diyo, bi siz gevrek diyosunuz, bi siz mi biliyonuz herşeyi"
şeklindeki tartışmalar son derece yanlış ve gereksiz tartışmalardır.

farklı nesneler olmasının sebebi pişirilme esnasında ortaya
çıkmaktadır.
bizim gevrek dediğimiz nesne mayalı hamur, kızgın pekmez dolu
havuzlarda bir süre pişirildikten sonra üzeri susamlanır ve fırına verilerek tekrar
pişirilir. burada iki kez pişirme uygulanır ve bu sayede gevreğin çıtır
çıtır olması sağlanır. simit denen nesne de ise hamurun üzerine
sulandırılmış soğuk pekmez sürüldükten sonra üzeri susamlanır ve
ardından pişirilir. ayrıca gevrekle simidi yuvarlama işleminde de farklık
vardır.
simit bükülerek yuvarlanırken, gevrek düz olarak yuvarlanır.

yani gevrekle simit arasındaki benzerlik, sadece şekil ve hammadde
benzerliğidir. yapılma teknikleri ve tatları tamamen birbirinden
farklıdır.
gevrekle simitin aynı şeyler olduğunu idda etmek imambayıldı ile
karnıyarığın aynı şey olduğunu idda etmekten bir farkı yoktur."

yemeklerle ilgili bilmeceler - tapmacalar

Aş - Yemekler

Qalaçlanıp oñarğan, Qatmerlenip burulğan, Aşap körseñ, bilirsiñ: Eti içine doğralğan. (Burma)

Astı hasır, Üstü hasır, İçi ise may sasır. (Köbete)

Aqtır özü – qar degil, Özü ballı – bal degil. (Şeker)

Aqtır onıñ qaftanı, Sarı çıqa fistanı. (Yımırta)

Aqtır – içkige tökerler, Qaradır – aşqa seperler. (Süt ve qara biber)

Aldır renki, gül kibi, Al yanaqlı, qız kibi, Tañlay bilir dadını, Tatlı, solaq bal kibi. (Gülbe şeker)

Alla-alla alâmet, İçi tolu qıyamet. Aq saldım, qızıl aldım, Pek lezetli bu nimet. (Furun, ötmek)

Başta özüni soyğanlar, Soñ içini oyğanlar, Pirniçnen qarıştırıp İçine qıyma qoyğanlar. (Biber dolması)

Belini buvğan, Suvğa çomğan. (salma)(Maqarne)(belibükme)

Bir bardağım bar, Eki türlü suvu bar: Biri sarı, biri beyaz, Sallasañ da, qarışmaz. (Yımırta)

Bir keseçik fil taşı, İçinde beyler aşı. Onı pişirseñ – aş olur, Pişirmeseñ – quş olur. (Yımırta)

Bir sürü qoy suvğa ketti, Suleyman batır artından yetti. (Ufaq aş ve kevgir)(kaşıkbörek)

Buznı qırsañ – kümüş çıqar, Kümüş içinden altın çıqar. (Yımırta)

Kiçkeneçik bor taş, İçinde bar bizge aş. (Yımırta)

Kâğıttan qazan astım, Qaynadı, pişti. Aqıllığa ayttım – Añladı, bildi. Aqılsızğa ayttım – Şaqıldadı, küldi. (Yımırta)

Qazançığım qalaylı, Pişirgen aşım qolaylı. (Yımırta)

Qalbiñni şeñletir, Özüñni söyletir, Adamnı keyfletir, Meclisni şeñletir. (Şarap)

Qatlaması qırq qat, Furunıña qoy, qızart. Bal-yağ ile yaqıla – Gülbe şeker ne acet? (Baqlava)

Qaşıq üstünde yatam Ayaqlarım uzatam. (Laqşa)

Lezetlidir baldan, Alınır gölden. (Tuz)

Maqassız kesile, Yipsiz tikile. (Ufaq aş)

Men bir beyaz topçıq taptım, Bassañ – parlanır. Yarısı beyaz, yarısı sarı, Pişirseñ – aşalır. O nedir? (Yımırta)

Meni ayrı aşamaylar, Mensiz de iç yaşamaylar. (Tuz)

O yağı qaya, Bu yağı qaya, İçi tolu eki tüs maya. (Yımırta)

Özü şingen, suv degil, Aq olsa da, qar degil. (Süt)

Opladım, opladım, Tos-tomalaq topladım. (Sarma)

Sarı suvda sandal oynay. (Çiberek)

Suv içinde qayası, Özündedir mayası. Onsız yemek yeyilmez, Eyidir, fena – deyilmez. (Tuz)

Suvda doğa, suvdan qorqa. (Tuz)

Suvda yatsa – batmaz, Qarda yatsa – qalqmaz. (Yağ)

Sırtı taştan, İçi aştan. (Yımırta)

Tapmacamnıñ tapı yoq, Qaşığımnıñ sapı yoq. (Qaşıq aş)

Tarı septim torğayğa, Oyun ettiler boğdayğa. Et şorbasında o pişer, Er kes özüne eşer, Çapa qaşıq, çala qaşıq, Er kes evde oña aşıq. (Pasta)

Taş kibi, qattı, Bal kibi, tatlı. (Şeker)

Ev töpesi oyuldı, İçindeki coyuldı. (Köbete)

eşyalar


Ağızı bar, aşamay, Qulağı bar, eşitmey, Ayağı bar, atlamay, İçinde suv şaltıray. (Samovar)

Alçaçıqtan qar yağa. (Un elev)

Başımda – köbeçigim, Burnumda – eleçigim, Qursağımda amam bar, Belde ise elim bar. (Çaynik)

Bizim evde qadı bar, Egri-bügrü beti bar, Şimdi kelse, körersiz, Küle-küle ölersiz. (Sacayaq)

Bir dane özüm, Biñ dane közüm. (Elek)

Bir kelinim bar. Kelgen, keçken onı öpe. (Meşrebe)

Bir ögüzim bar, Quyruğından tutmağance Aranğa kirmez. (Qaşıq)

İçi qara, tışı aq, İnanmasañ, çıq da kara. (Baca)

İçkiciniñ üç oğlu İçe-içe otura, Asma qara saqallı Üstüne minip otura. (Asma qazan)

Qapı artında oturğan, Qursağını toldurğan. (Quman)

Qara mışıq Quyruğından asılır. (Qoltava)

Qulağı bar – eşitmey, Ayağı bar – yürmey. (Çoyun)

Ot başında oturğan, Qursaçığını toldurğan. (Quman)

Rafta filcan, İçi tolu aq mercan. (Şekerlik ve şeker)

Stol üstünde bir ögüz, Qursağında bar boynuz. (Çaynik)

Suv içip, suv qusa. (Gügüm, çaynik)

Tapmacanıñ tapı qara, Tapmağannıñ yüzü qara. (Tava)

Tögerek aran, Astı boran. (Eleknen un elev)

Uzun aralıq, İçi qaranlıq. (Baca)

Üç ayaqlı, Davul qursaqlı. (Soba)

Üç ayaqlı tartana (qartana?) Küçlüm, dep maqtana. (Soba)

Üç oğlum bar, Üçü de bir quşaq bağlar. (Sacayaq, ocaq)

Çevresi suv, Ortası ateş. (Samovar)

Ev içinde evim bar, İçerisinde toyum bar. (Soba)

Eki qulaqlı saqa Adamlarnı baqa. (Qazan)

Közlerimden aqa yaş, Aqqan yaşım ilge aş. (Çeşme)

Yel dayın eser, Terek dayın öser, Qılıç dayın keser. (Ateş)

Yelden öse, Suvdan öle. (Ateş)

Suvdan qorqar, Yelden qaçar, Er şeyni aşar. (Ateş)

Elsiz, ayaqsız oynay, Bizge yemek azırlay. (Ateş)


Terek ve meyvalar

Aldım – bir dane, Açtım – biñ dane. (Nar)

Alçaçıqtır dalları, Incıtadır elleri, Al-revan qan eter, Alam deseñ, elleri. (Qızılçıq)

Astı teri, üstü teri, İçinde ballı yeri. (İncir)

Astı carı, üstü carı, Ortasında biñ bir tarı. (İncir)

Attım rafqa Bir quru qafa. Aşaması tatlı, Maymun sıfatlı. (Ceviz)

Aş, aşnıñ içinde – taş, Taş içinde kene aş. (Zerdali ve onıñ çegirdegi)

Aşı – suv, topraq, Başı – kün, yapraq. (Terek)

Babası Ümer oca, Anası Yayma qadın, Qızı güzellerden güzel, Oğlu cıyınlarda kezer. (Yüzüm kütügi, asması, yaprağı, salqımı)

Bir buzavnı aydadım aranğa, Quyruğı qaldı qolumda. (Kiraz)

Bir keseçik fil taşı, İçinde bekler aşı. (Fındıq)

Bir kiçkene fil taş, Yerge tüşse, sınmaz. Yapıcılar yapalmaz, Anahtarnen açılmaz. (Fındıq)

Bir kiçkene fuçuçıq, İçi tolu turşuçıq. (Limon)

Dört kelindeş Bir kölmekniñ içinde. (Ceviz aşı)

Yemesi hoş, özü datsız, Çoq yegenler olur alsız, Körmesi hoş, özü hassız. (Kiraz)

Yeşil doğar, sararır, Hastalarnı oñarır, Dertlerge şifalıdır, Cümlege faydalıdır. (Limon)

Yeşil yapraq sallanır, Sallandıqça allanır, Qızara-qızara al olur, Cümle oña hoşlanır. (Alma)

Yeşildir paltosı, Sarıdır urbası. Qırq teşigi bar, İçinde aşı bar. (Badem)

İnesiz, yipsiz tizilgen boyuncaq, Tabiat tizgen, qol üzgen, (Yüzüm salqımı)

Yımırtadan küçük, Filden büyük, Zeerden accı, Baldan tatlı. (Ceviz: teregi, qabuğı, aşı)

Kelinimniñ qaftanı qırq yamavdan, Qorqu bilmey o balta ve yamavdan. (Odun kesilgen kütük)

Kemigi bar, eti yoq, Terisi bar, tükü yoq. (Ağaç)

Kiçkene bir haneniñ Sekiz odadır içi, Odalarda sıranen Oturır yüzer kişi. (Nar)

Qarını yarıq pitedir, Çegirdekten yetedir, Çoq yemesi yaramaz Sıtmağa meyil beredir. (Erik)

Qutu içinde qutu. (Ceviz)

Qışta ve yazda Bir tüste ola. (Çam teregi)

Qışta qarara, Yazda yeşere. (Terek)

Öse, öse bilinmez, Közge asla körünmez. (Terek tamırları)

Saqallı doğa bitimi, Arçımaq kerek betini, Beş oladır yetimi, Yemeli onıñ etini. (Muşmolla)

Terek üstünde Kilitli sandıq. (Ceviz)

Tögerektir, yem-yeşil, Maqbul meyva yemege, Tabiat neler yarata İnsan içün yemege! (Armut)

Tos-tomalaq taş, İçi tolu aş. (Ceviz)

Uzaqtan kelir bir gemi – Gemiciler bilmey onı. Geminiñ içi sandıq tolu – Sandıqçılar bilmey onı. Sandıqnıñ içi yarçıq tolu – Yarçıqçılar bilmey onı. Yarçıqnıñ içi şişe tolu – Şişeciler bilmey onı. Şişeniñ içi şerbet tolu – Şerbetçiler bilmey onı. Şerbetniñ içi inci tolu – İnciciler bilmey onı. (Nar)

Uzaqtan kelir fuçuçıq, İçi tolu turşuçıq. (Limon)

Çatır-matır yatarman, Yerge tamır atarman, Kim de kelip qapsa, Balnen şeker tatırman. (Yüzüm)

Çegirdegi qaplıca, Yemesi onı tatlıca. (Hurma)

Çegirdegi tatlıca, Özü olur sarıca, Bagçasına varınca Közüñ toyar yegence. (Zerdali)

Çeriklidir, tüklüce, Haselidir yemede, Onıñ yahşı lezeti Yüklü qadın ilâcı. (Ayva)

Çeçek açmaz, meyva ketirir. (İncir)

Egri-bükri babası, Yayma qadın anası. Şekerden tatlı qızı bar, Zeerden accı oğlu bar. (Yüzüm tüpi, yapraq, salqım, şarap)

Yüregi yoq qanı aqa, Çin söyledim, deme şaqa. (Qara dut)

Yavaş-yavaş dal olur, Yeşil ekeç al olur, Tutacaq olsañ, saqt ol, Eki eliñ qan olur. (Dut)

Yazda kiyine, Qışta soyuna. (Terek)

Yazda salqınlatır. Küzde aşatır, Qışta sıcaqlatır. (Terek)

SEBZE VE QAVUN-QARPIZ


Alçaçıq boylu, Qadife tonlu. O nedir? (Patılcan)

Alçaçıq bir boyu bar, Al qadife tonu bar. (Qırmızı biber)

Anterisi çoq, Dögmesi yoq. (Qapısta)

Arşındır boyu, Yeşildir soyu, Aqtır qanı, Suvdır canı. (Hıyar)

Astı qıllı, aq qaftanlı, Pek yahşı yaratılmış, Çerik bitmiş, accı tilli. (Sarımsaq)

Astı sarı, üstü sarı, Ortasında pek çoq arı. (Qabaq)

Astı tüklü, Üstü puskülli. (Soğan)

Açıq yeşil tüslenip, Yaz başında o pişe. Kimerde çapçaqqa tizile, Kimerde salatqa tüşe. (Hıyar)

Accı tilli, Astı qıllı. (Soğan)

Başı yer astında, Saçları yer üstünde. (Soğan, sarımsaq)

Başı yeşil – yemiş degil, Üstü qara – kömür degil, İçi beyaz – penir degil, Quyruğı bar – sıçan degil. O nedir? (Qara turup)

Beş arifli bir sözdir, Aşalğan şey adıdır. Oñlu-sollu oqulır, Kene aynı manadır. (Qabaq)

Dülber zindanda, Saçları soqaqta. (Çükündir)

Yer astında – saqallı. (Soğan, sarımsaq)

Yer astında çipçeli tavuq. (Qartop)

Yer astında ciren at, Atnıñ terisi yedi qat. Soyarsıñ da aşarsıñ, Aşağanda ağlarsıñ. (Soğan)

Yerde yatqan taş kördim, Tuzsız pişken aş kördim. (Qabaq)

Yer astında qara bardaçıq. (Qara turup)

Yer astında qızıl bardaçıq. (Çükündir)

Yer tübünde qızıl horaz. (Soğan)

Küçüçik yurt, İçi tolu qurt. (Qabaq)

Qara-qara maqara, Kesip alsañ, ağara. (Qara turup)

Qapısı yoq, penceresi yoq, İçinde musafiri çoq. (Hıyar)

Qat-qat qatlançıq, Qatlamadan ap-açıq, Terek deseñ, yapraq, Yatqan yeri topraq. (Qapısta)

Qatlamaday qabarğan, Yımırtaday açılğan. (Qapısta)

Qat-qattır, Qatmer degildir. Qırmızıdır, Alma degildir. (Soğan)

Özü şarday, İçi qanday, Damı balday. (Qarpız)

Öskende üstüni aşaylar, Pişken soñ astını aşaylar. (Soğan)

Tabiat qura binanı Pıçaq aça qapını. (Qavun, qarpız)

Taşlar, çuqurdamısız? Sararğan meyvamısız? Dünya bazarğa kelgen – Siz daa yuqlaymısız? (Qartop)

Tös-tögerek, qap-qara, Kesseñ, içi qarara. Sıçavulday quyruğı, Sofralarda tapıla. (Qara turup)

Top kibi, tomalaq Qapalı bir qutudır. Qan kibi, qırmızı Em, bal kibi, tatlıdır. (Qarpız)

Tos-tomalaq – qarpız degil, Sap-sarı o – may degil, Quyruğı bar – sıçan degil. (Şalğam)

Urbası çoq, Dögmesi yoq. O nedir? (Qapısta)

Çeriklidir kuskulü, Tübündedir puskulü. (Sarımsaq)

Evni aşqa toldurğanlar, Qapı qoymağa unutqanlar. (Qavun, qarpız)

Eti semiz, ayağı yoq, Terisi bar, canı yoq. (Çükündir)

Yarsañ – içi qandayın, Aşasañ – özü baldayın. (Qarpız)

ZAHİRE VE BAŞQA ÖSÜMLİKLER Ağızı yoq, adamnı tişler. (Tiken)

Altın baş, qamış ayaq, olur aşayt. Ne ekenin men aytmayım, özüñ ayt. (Boğday başağı)

Attır, ottır, arnauttır, Ağızı yoq, özü tişley. (Qıcıtqan)

Deñiz degil, dalğalı. (Boğday ızanı)

Yeşil qılıç el keser. (Qamış)

Yeşil şalvar içinde tüklü hıyar. (Mısırboğday)

Yol yanında vay-vay. (Tiken)

Qat-qat tonu bar, Qarçığaday boyu bar. (Qınlı mısırboğday)

Qutuçıq açıldı, Sarı yipek saçıldı. (Tarı)

Oşamay o ateşke, Zarar ketire er işke, Er kes ondan qaça, Ayağını saqt basa. (Tiken)

Pıtaq üstünde filcan, İçinde beyaz mercan. (Pamuq)

Sapı onıñ kümüştir, Al boynuña iliştir. Menim saña söylegenim Yapraqsız bir yemiştir. (Mantar)

Suv tübünde Sarı altın. (Tüy)

Tabiat yapar, Adam yulqar, Ayvanlar onı taptar. (Boğday, arman basuv)

Turalar göl qarşında, Quyruqları başında. (Qamış)

Er kün saba künge baqar, Qara-beyaz mercan taqar. (Künaylan)

4 Nisan 2008 Cuma

ТРАДИЦИОННАЯ ПИЩА И ЗАСТОЛЬНЫЙ ЭТИКЕТ

Традиционная пища любого народа является существенным элементом его материальной культуры и формируется на протяжении всей истории народа. При формировании комплекса традиционной пищи большое значение играют физико-географическая среда, флора и фауна исторической территории народа, так как все это накладывает отпечаток на хозяйство, которое является основным источником пищи. Крымскотатарская национальная кухня насчитывает множество кулинарных рецептов. Это связано прежде всего с тем, что Крымский полуостров, являясь краем с прекрасными климатическими условиями, имеет богатую растительность и животный мир. Мясо, рыба, овощи, фрукты, молочные продукты — все это нашло отражение в традиционной пище крымских татар.

Разнообразие блюд крымскотатарской кухни связано также и с тем, что на протяжении своей истории крымские татары соприкасались с культурой Греции, Италии, Турции, Украины, Кавказа, России и других стран. У субэтнических групп крымских татар имеются и местные особенности в питании, например, более широкое употребление овощей, фруктов, рыбы у южнобережцев, мясомолочных продуктов — у степняков и т. д. Но при этом везде готовят и общенациональные блюда.

Мясная пища. Мясо являлось традиционной пищей и употреблялось в различных видах. Очень распространено было баранье мясо и говядина. Мясо употребляли в свежем виде, также широко практиковалась заготовка впрок. Вяленое мясо называлось къакъач и бастырма. Нарезанную на мелкие куски баранину поджаривали на внутреннем жире с луком (къавурма). Иногда ее собирали в специальную посуду, заливали жиром и в таком виде долго хранили. На зиму мясо солили в специальных деревянных кадках (чапчакъ) в рассоле (саламура). Из баранины с чесноком и другими специями изготавливали копченую колбасу (суджукъ, асып). Широко употреблялось жареное на вертеле мясо (шиш кебабы) и мясо, зажаренное на угольях (кебап). В качестве праздничного блюда готовили различные виды плова (пиляв). Кхарактерным блюдам крымскотатарской кухни относятся также голубцы: из виноградных листьев (япракъ сармасы), капусты (пахана сармасы), перца (бобер допмасы).

Забой животных у крымских татар производился строго определенным образом. В случае какого-либо отклонения от религиозных предписаний при забое верующие не употребляли мясо в пищу.

Мучная пища довольно разнообразна. Еду готовят на пару, варят, жарят. Широко распространены среди крымских татар различные пироги, начиненные мясом, картофелем, тыквой, рисом, сыром, орехами и другими начинками, нередко слоенные (кобете, бурма, локъум, пите). Особой популярностью пользовались пресные пирожки с бараньей или говяжьей начинкой, жаренные в масле (чиберек) или без масла (янтыкъ), а также пельмени (къашыкъаш, или татараш), отварная лапша с фасолью (сюзме бакъла), отварные кусочки теста (макъарне, акъчачыкъ), приправленные молотым орехом или простоквашей с чесноком. На похоронах готовили ритуальную пищу: муку, жаренную в масле (эльва), и небольшие лепешки из дрожжевого теста без начинки (къатлама). В специальных печах (фурун) пекли пшеничный или ржаной хлеб (отьмек), а также различные виды изделий из теста (комеч, къалакъай, къалач; малай — только из кукурузной муки). Распространена была также круто заваренная из проса, риса, гречки каша (паста), иногда с тыквой. Из сладких мучных изделий можно отметить приготовленное на масле и сметане печенье (къурабие), рогалики с орехом (джевизли бойнузчыкълар), различные виды иных сладостей — шекер къыйыкъ, къадайыф, бакълава.

Молочная пища также отличалась широким разнообразием. Она в большом количестве заготавливалась впрок в твердом и заквашенном виде. Основное место среди молочных продуктов занимает кислое молоко (къатыкь, ёгъурт), а также засоленное, густое кислое молоко (сюзме къатыкъ) и творог (ырымчыкъ). В деревянных кадушках (кубу) хранились сливки (къаймакъ) и сливочное масло (сарыягъ). Широко использовались различные сыры (пенир, къашкъавал), изготавливаемые из коровьего, козьего и овечьего молока. Употреблялся целебный напиток из кобыльего молока (къумыс), а также напиток из густого кислого молока, разбавленного подсоленной водой с чесноком (язма, айран).

Прочая пища. В традиционную пищу крымских татар входят также различные Фрукты и овощи. Яблоки, груши, абрикосы, кизил, слива, шелковица, маслины, хурма, инжир, черешня, вишня, персики, виноград употреблялись в свежем виде, сушились впрок (кертме къуру). Из них также варили варенье (татлы) и готовили густой, похожий на мед навар (бекмес). В горных и предгорных районах особенно широко употреблялись лесные орехи (фындыкъ), грецкие орехи (джевиз), миндаль (бадем), различные корнеплоды (чеснок, лук, редька, морковь и др.), бахчевые (тыква, арбузы, дыни), бобовые (фасоль, горох, чечевица) и овощные культуры (капуста, помидоры, перец, огурцы, баклажаны), которые обязательно солились на зиму (туршу). В Крыму грецкий орех в том или ином виде не сходил со стола круглый год. Его ели с хлебом, использовали в качестве начинки пирогов (бурма), сладких блюд или пересыпали растертым орехом мучные блюда (макъарне, сюзме ириаш, сюзме татараш). По свидетельству турецкого путешественника XVII в. Эвлия Челеби, на Южном берегу Крыма мягкий климат позволял выращивать лимоны, апельсины, оливки, инжир, гранаты и другие фрукты, "от которых человек не может оторваться". Заметное место в питании занимали яйца (йымырта). Их подавали к столу сваренными всмятку или вкрутую, добавляли в тесто или готовили яичницу (къайгъана).

Широко употреблялась в питании также птица, как домашняя, так и дикая, и прочая дичь. Среди жидких блюд большое место занимают различные виды супа (шорба): мясные, овощные, молочные. Иногда в суп кладут кусочки теста, размеры и форма которых имеют различные названия. В соответствии с этим называют все кушанье: лакъша, салма, алюшке, умач.

Из напитков, кроме вышеупомянутых, также следует отметить кофе черный (къара къаве), со сливками (къаймакълы къаве) или с молоком (сютлю къаве), являющийся традиционным напитком, составляющим обязательное угощение для гостей, чай, сладкий напиток с лимоном (шербет), компот из сухофруктов (хошаф). Из проса или ячменя изготовляли хмельные напитки (боза, махсыма). Крымскотатарский застольный этикет имел свои особенности. Так, например, на самом почетном месте во главе стола (тёр) садился глава семьи — отец, рядом с ним — мать, затем располагались старшие и младшие дети. Если в семье были старики или гости, то самые почетные места предоставлялись им. Старших уважали как хранителей семейных традиций и носителей культурных ценностей народа. Необходимо отметить, что перед едой обязательно мыли руки. Первым к пище со словом "Бисмилля" ("Во имя Аллаха!") приступал глава семьи, а затем и все остальные участники трапезы. Нарушение этого порядка считалось признаком невоспитанности. После окончания трапезы не вставали из-за стола до тех пор, пока старший не прочитает короткую молитву (софра дувасы), которая включала в себя аят из Корана и благопожелания, обычно в рифмованных строках. Характерной особенностью благопожеланий периода ссылки было также пожелание всем крымским татарам возвращения на Родину в Крым.

В качестве образца благопожеланий можно привести два примера:

1. Эльхам дюлилля берекет берсин! Чевре якътан келеберсин. Бизге душман олгъан падишаларгъа Алла инсаф берсин. Бизлерге де Ватангъа къайтмагъа къысмет этсин! Ашларынъыз ашсын, къазанлардан ташсын! Не гузель ашынъыз, юзге кельсин яшынъыз! Аминь!

(Хвала Аллаху, дающему изобилие. Пусть со всех сторон приходит достаток. Пусть правителям, враждебным нам, Аллах даст человечность, а нам ниспошлет счастье возвращения на Родину. Желаем, чтобы еды у вас было много, казаны переполнены. Какая вкусная у вас еда, живите вы лет до ста. Аминь!)

2. Дайма девлет, насибу дженнет, ханелерге берекет, укюметимизге девлет, топракъларына берекет, аскерлерине къувет, барышыкъ огърунда мувафакъиет Алла насип эйлесин! Джумлемизге Ватанымыз — Къырымгъа къавушып, балаларымызнынъ, торунларымызнынъ ферагъыны корьмеге Алла насип эйлесин. Аминь!

(Пусть Аллах дарует постоянное благополучие, райское счастье, достаток всем домам, государству — богатство, земле — изобилие, солдатам — силу и успеха в деле мира. Пусть Аллах пошлет всем нам счастье воссоединения с Родиной — Крымом и увидеть радость наших детей и внуков. Аминь!)

Затем все благодарили хозяев и вставали из-за стола.

google çevirisi

GELENEKSEL GIDA VE ЗАСТОЛЬНЫЙ Ahlak

Herhangi bir ulusun geleneksel yiyecek tarih boyunca insanların kendi maddi kültür ve formlar önemli bir unsurudur. Ne zaman geleneksel yemekleri oluşturma karmaşık çok önemli bir fiziksel coğrafi çevre, bitki örtüsü ve insanların tarihi bölgenin faunası yanı tüm bu ekonomisine olan gıda temel kaynağıdır baskı koyar gibi oynuyor. Kırım Tatar Milli mutfak çok tarifleri vardır. Bu esas olan da, Kırım yarımadası, mükemmel bir iklim koşullarına sahip bir yer, zengin flora ve fauna sahip olabilir. Et, balık, sebze, meyve, süt ve süt ürünleri - tüm bunlar Kırım Tatarları, geleneksel yiyecek yansıtılır. Çeşitli yemekler ve Kırım Tatar mutfağının da gerçeği ile bağlantılı olduğunu ve tarih boyunca, Yunanistan, İtalya, Türkiye, Ukrayna, Kafkaslar, Rusya ve diğer ülkelerin kültürü ile Kırım Tatarlarının dokunmayın. , Yuzhnoberezhtsev et ve süt gelen sebze, meyve, balık daha fazla kullanmak gibi bir alt-Kırım Tatarlarının etnik grup da yerel gıda, ürünler - Stepnyak vb Ama bu her yerde aynı, ve hazırlamak ulusal yemekler. Et yiyecek. Et geleneksel yiyecek ve çeşitli türleri kullanılmaktadır. Bu Baranja et ve et dağıtıldı. Et taze şeklinde tüketilmesi de yaygın mağaza giriş uygulama olduğunu. Aptal denir kakach ve bastyrma. Soğan (kavurma) ile yerli koyun yağ üzerinde tost küçük parçalar halinde Dilimlenmiş. Bazen özel bir çanak olarak toplanan ve uzun treasured şeklinde yağ döküp. Kışın et özel ahşap tekne salamura olarak (chapchak) (salamura) olarak tuzlu. Kuzu sarmısak ve diğer baharat yapılan sosis füme (sudzhuk, asyp). Yaygın bir şiş kebap (şiş kebap), ve et zazharennoe kömür (kebabı) kullanılmıştır. Gibi şenlikli yemekler plov (pilyav) farklı türde tarafından hazırlanmıştır. Kharakternym Kırım Tatar mutfağının yemekleri lahana: include üzüm Yaprak (Yaprak sarmasy), lahana (kasık sarmasy), biber (kunduz dopmasy) ve. Hayvanların Kırım Tatarlarının at katletmeye bazı yollar kesinlikle yapılır. Dini müminlerin karşısında şartları herhangi bir sapma olması durumunda gıda için et kullanmıyordu. Un Gıda oldukça zengindir. Gıda, yavru balık pişirmek Steaming ile hazırlanmıştır. Yaygın Kırım Tatarlarının farklı pies arasında dağıtılan) genellikle puf (kobete, Burma, Lokum, pite et, patates, kabak, pirinç, peynir, ceviz ve diğer dolguları doldurulmuş. Kuzu veya Dana doldurulmuş, (chiberek) veya petrol yağlıboya (yantyk) kızarmış ile Özellikle popüler taze pies yanı sıra köfte (kashykash veya tatarash), bakla (syuzme bakir), erişte kaynatilmis (makarne, akchachyk hamur parçalarını kaynatilmis ), sarımsak ile zemin deli veya lastik ile terbiyeli. Cenaze törensel olarak, maya ve hamur küçük kek (katlama) salmastra ile gıda: Un, yağ (Elva) olarak kızarmış pişmiş. Özel fırınlarında () pişmiş buğday veya çavdar ekmeği (otmek) yanı sıra, hamur ürünleri ve (Komech, kalakay, kalach; Malayca - mısır unu sadece yapılan çeşitli) furun. Aniden darı, pirinç, balkabağı ile bir karabuğday püresi (yapıştırmak), bazen imzalandı dağıtılır. Tatlı pasta ürünleri tereyağı ve ekşi krema bisküvi (kurabie), deli ile bagels (dzhevizli boynuzchyklar olarak) pişmiş olduğunu Gönderen, tatlılar çeşitli - Shekera kyyyk, kadayyf, Baklava. Süt yemekleri de çok değişir. Bu büyük miktarlarda ve mağaza bir katı formu zakvashennom yılında hasat olduğunu. Süt ve süt ürünleri Ana yer ekşi süt (katyk, egurt) yanı sıra, kalın kesilmiş süt (syuzme katyk) ve lor (yrymchyk) tuzlu olduğunu. Ahşap kadushkah (Küba) olarak () saryyag Kremin (Kaymak) ve tereyağı tutulacak. Çok çeşitli peynirler de (penir, kashkaval), inek, keçi ve koyun sütü imal kullanılır. , Seyreltik kısrak sütü (kumys) yanı sıra kalın ekşi süt İçki gelen ilaç içmek kullanılır sarımsak ile (Yazma, su tuzlu Ayran). Diğer gıdalar. Kırım Tatarları, geleneksel yiyecek de çeşitli meyve ve sebze bulunmaktadır. Elma, armut, kayısı, kızılcık, erik, dut, zeytin, trabzon hurması, incir, kiraz, kiraz, şeftali, üzüm (kertme Kuru), taze, sushilis deposu kullanılır. Of those, ayrıca, (tatly) ve hazırlamak saat kaynatilmis kalın, yağlı (bekmes gibi bal). Özellikle dağlık ve bayır alanlarda yaygın (soğan, radishes, havuç, vb), melons sarımsak (kabak, karpuz, melons), baklagiller fındık (fyndyk), ceviz (dzheviz), badem (badem), çeşitli kök sebzeler kullanılır hangi mutlaka kış (turshu için) solilis (fasulye, bezelye, mercimek) ve sebzeler (lahana, domates, biber, cucumbers, patlıcan),. Bir formu Kırım ceviz veya başka bir hiç tabloda tüm yıl boyunca kapalı olarak. Bu salmastra pies (Burma), tatlı yiyecekler veya değiştirmek rastertym fındık unu gibi gıdalar (syuzme makarne iriash, syuzme tatarash) kullanılan ekmek ile yemiş. Türk seyahat XVII yüzyılda göre. Evliya Çelebi, Kırım ılıman iklimi ve güney kıyılarında limon, portakal, zeytin, incir, narvardır ve diğer meyveler büyümeye izin üzerine, "olan bir kişinin ilişkisini değil. Önemli olan diyetlerine yumurta (yymyrta) idi. Bu tablonun veya haşlanmış yumuşak vkrutuyu kaynatilmis, hizmet edilen hamur veya pişmiş omlet (kaygana) eklenir. Yaygın yiyecek bir kuş gibi, ev olarak kullanılan ve yaban ve diğer oyun. Sıvı gıdalar arasında büyük bir yer çorbası (shorba): et, sebze, süt farklı türde işgal. Bazen çorba, hamur boyutu ve şekli farklı isimleri var parçalarını koymak. Bu çağrıya her çanağı: laksha, Salma, alyushke, umach doğrultusunda. Bir içecek ki, yukarıda da belirttiğimiz gibi olması gerektiğini kahve siyah daha (Kara kave) krem ile (kaymakly) kave veya diğer süt (syutlyu kave), hangi yemek misafirler, Çay, bir limon (şerbet) ile tatlı bir içki için zorunlu bir geleneksel içki, kuru meyve (hoshaf) ve komposto. Millet veya arpa (Bozay, mahsyma) Hop içecekler üretilmektedir. Kırım Tatar masa görgü kendine has. Örneğin, baş tablosu (Ter) at şeref yere aile başkanı - babası onu yanında - annesi, sonra da üst düzey ve küçük çocukların yerleştirilmesi Cumartesi Eğer aile, yaşlı ya da misafir, en şerefli yerleri kendilerine sunulmuştur. Kıdemli aile gelenek ve insan taşıyıcıları kültürel değerlerin onundur olarak saygı. Bu unutulmamalıdır Daha önce bir yemek myli el emin. Sözcüğü "Bismillya birinci gıda" Tanrı'nın adını ( "Ol!") Aile başkanı başlatılan ve daha sonra yemek tüm kalan. Bu düzenin İhlali saygısızlık bir işareti kabul ediliyordu. Kadar üst düzey olan genellikle AYAT Kur'an ve blagopozhelaniya, dahil kısa bir dua (Sofra duvasy), okumak didn't Yemek sonunda masadan standı didn't satır kafiyeli. Bir özellik blagopozhelany döneminde bağlantılar da tüm Kırım Tatarları arzu edilen Kırım onların yurt döndü. Bir örnek olarak blagopozhelany iki örnek vardır: 1. Elham dyulillya Bereket bersin! Chevre yaktan kelebersin. Bizge dushman olgan padishalarga Alla insaf bersin. Bizlerge DE Vatanga kaytmaga kysmet etsin! Ashlarynyz ashsyn, kazanlardan tashsyn! Güzel değil ashynyz, yuzge kelsin yashynyz! Amin! (Hamd olsun Allah'a, bereket veren olabilir. Tüm partiler refah geliyor edelim. Yöneticileri bize düşman ki, Tanrı insanlığa verir, biz de vatan için mutlu dönmek nisposhlet. Biz, bir sürü yemek sonra, umut aşırı Kazan. Size lezzetli yiyecek ne varsa, Bir yüz yıl önce yaşıyor. Amin!) 2. Devlet para, Nasiba dzhennet, hanelerge Bereket, ukyumetimizge Devlet, topraklaryna Bereket, askerlerine kuvet, baryshyk ogrunda muvafakiet Alla Nasip eylesin! Dzhumlemizge Vatanymyz - Kyrymga kavushyp, balalarymyznyn, torunlarymyznyn feragyny kormege Alla Nasip eylesin. Amin! (Allah iyi kalıcı devlet olmanın, ilahi mutluluğu tüm evlerinde refah, Devlet - mallarını, kara - bu zenginliği, askerler - gücü ve dünyadaki başarı. May Allah yurt - Kırım Özerk, memnun birleşimi hepimiz göndermek ve çocukları ve torunları ve sevinç bakın. Amin!) Daha sonra, tüm ev sahipliği teşekkür ve masadan yükseldi.

24 Mart 2008 Pazartesi

KUNDAK BÖREĞİ (TATAR BÖREĞİ)

KUNDAK BÖREĞİ (TATAR BÖREĞİ)

Bulgaristan tatarlarından

Tatar yemekleri serisine Kundak böreği ile devam ediyoruz,

bu yemeğe internet sayesinde ulaştım, daha önce bilmediğimiz bir yemekti

bu yemeğe ilk önce http://polilermutfakta.blogspot.com/2006/09/tatar-brei.htmle adresinde rastladım, yorum yapanlardan birisi bunun bulgaristanda sini mantısı diye bilindiğini söylüyordu blog sahibi ise kendisininde bulgaristanlı olduğunu ve bütün çevrede tatar böreği ismi ile bilindiğini söylüyordu, sonra aynı böreğe http://290405.blogcu.com/KIS+HAZIRLIKLARI/ bu linkte rastlardım bu böreğin balıkesirdeki bir yarışmada tatar böreği ismi ile ödül aldığını söylüyordu. daha sonra yapılışı aynı ancak katlanışı farklı olan sini mantısı isimli böreği http://missmelis.blogcu.com/1317343/ buldum tarif yine bulgaristan yöresine aitti.

bir devirde bulgaristan tarafına yoğun tatar göçü olmuş halada bulgaristanda epey tatar yaşıyor çevredekiler tatarlardan öğrendikleri bu böreğe tatarböreği ismi vermişler, yada sinide yapıldığı için sini mantısı demişler, tıpkı bir dönem anadoluda olduğu gibi anadolunun bir çok yerinde üzerine sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış yağ dökülen makarnaya tatar deniyor erzurum,hakkari,sivas,malatya,antalya,denizli,vs,vs.. makarna kelimesi yerleşmeden evvel galiba makarnaya tatar deniliyormuş.


bu yemeğin isminede katlama şeklinden esinlenerek diğer tatar böreklerinden ayırmak için kundak böreği dedim

Malzemelerimiz
1 kilo un, tuz, yeteri kadar su (yaklaşık iki bardak) ile bildiğimiz mantı hamuru yapıyoruz

içi için:: bir tavuğu haşlayıp yarısı kadarını didikliyoruz, iki kuru soğanı doğrayıp yağda kavuruyoruz
biz kıymalı yaptık yarım kilo kıyma, bir soğanı karıştırdık karabiber ve tuzunu ilave ettik,
ancak tariflerde bu börek tavuk etiyle yapılıyor ancak kıymalı da yapılabileceği belirtiliyor

yufkaları yastağaçta açtıktan sonra irice kesiyoruz dört parmağa dört parmak olacak şekilde

sonra hazırladığımız içten koyup bebek kundağı yapar gibi önce alt köşesini üst taraftan boşluk kalacak şekilde katlıyoruzve kundak gibi ön tarafa doğru sarıyoruz

ve yağladığımız tepsiye diziyoruz,dizdikten sonra fırına veriyoruz
kundak böregi kızardıktan sonra üzerine tavuğu haşladığımız suyu koyuyoruz
eğer bizim gibi kıymalı yaparsanız suyun içine bir çay bardağı yağ katıp kaynatıyoruz ve üzerine yavaş yavaş döküyoruz
sonra tekrar fırına koyuyoruz suyunu çekene kadar pişirip alıyoruz, üzerini kapatıp hafif nemli olan böreği demlenmeye bırakıyoruz.
afiyet olsun

13 Şubat 2008 Çarşamba

tatmıyız nogaymı

fatma saylık ıle rorortaj

Hatırlar mısınız Ayserez Köyü’nde Nogaylar yaşar mıydı?
- Nogaylar hiç yoktu. Sadece Tatlar vardı. Kapuskol’da, Ayserez’ de hepsi Tatlardı. Çöl diyorlar. Çöl’e çıkınca Nogaylar vardı. Benim beyim Nogaydı. Beyim çöllüydü. Nogaylar:“Qayda ketesin, qaydan kelesin, aruvsun mu?” ,Tatlar da :”Yakşı mısın?” der. Sobaya “keçker”...
http://www.qirimtatar.info/wiki/Fatma_Sayl%C4%B1k

aruvsunmu dıyorsanız kırım nogayısınız yaksısınmı dıyorsanız kırım tatı

*****************************************************************

Konuştuğunuz kişinin söyleyiş özellikleri ve telaffuzu da çok önemlidir.
“cavun cava” şeklinde telaffuz eden br insanın soyu (y yerine c kullanan) büyük ihtimal Kırım’ın Kerç, Gözleve, Orkapı vb. gibi Çöl kesimlerinden gelmektedir.

www.kirimdernegi.org/istanbul/bahcesaray/pdf/Bahcesaray-35.pdf

yani cımırta-cımırtka,col,cılan, diyorsanız nogaysınız yumurta,yol,yılan diyorsanız tat

*****************************************************************

nogay yemekleri video 2

Adana Ceyhan tatarlarından dr.Fatih Karayandı tarafından youtube a

upload edilen KIPÇAKLAR KOPÇAKTA isimli 9 parçalık belgeselin

tatar yemekleri ile alakalı olan bölümüdür

TABAKBÖREK, ÇİBÖREK,KOBETE,KIYGAŞA,CIZMANAK (DIZMANA,KİRDE?) ,YALANKI,KAÇAMAK,NOGAYŞAY




KIPÇAKLAR KOPÇAKTA 9











nogaylarda beslenme 1

NOGAYLARDA BESLENME KÜLTÜRÜ

KIR PİDE YAPARKEN


Bir toplumun beslenme kültürü hayat şekliyle yakından bağlantılıdır. Hayat seklinin değişmesi, beslenme kültürünün de değişmesine neden olur.Bu bakımdan beslenmede göçebe ve yerleşik hayat biçiminde farklılıklar görülmekte, bu farklılık beslenme kültürüne de önemli ölçüde etki etmektedir. XVI. yüzyılda Nogaylar ile ilgili bilgi veren Jenkinson, onların beslenme sistemine de değinmiş ve eserinde bilgiler vermiş ve bazı değerlendirmelerde bulunmuştur. "Sahip oldukları büyük sayıdaki hayvanlar tek geçim ve zenginlik kaynaklarıdır. Genellikle at eti yerler ve kısrak sütü içerler. Mısırın varlığından haberleri yoktur. Ekmek yemezler. Hristiyanlarin tahıl tükettikleri ve tahıldan elde edilen içkileri içtikleri için güçsüz olduklarını, kendilerinin ise et ve süt ile beslendikleri için çok güçlü olduklarını savunurlar." Evliya Çelebi de yukarıdaki bilgileri doğrulamakta ve "Tatar kavmi ömürleri boyunca su içmek ve yemek (ekmek) yemek nedir bilmezler. Eğer ekmek yiyip, su içerlerse hemen o saat ölürler. Devamlı at sütü, deve sütü, boza ve talkan içerler" demektedir.

Evliya Çelebi, Nogaylar'ın hayvansal ürünleri imal etmeleri hususundaki ustalıklarına temas etmekte ve Nogay kavminin yüz kırk kabilesi Heyhat sahrasında konup göçerken yaptıkları yağı Taman adasında sattıklarını belirtmekte ve "Kalmuk Heyhat sahrasına ayak basınca Nogay kavmi darmadağın olmuş, yağın da İstanbul’daki fiyatı yükselmişti" şeklinde bir açıklamada bulunmaktadır.


Yemekler ve içecekler


Nogaylar’ın millî yemeklerinin benzerlerini Orta Asya, Volga Havzası ve Kuzey Kafkasya'daki topluluklarda da görmekteyiz. Besbarmak, şaşlık, kımız yoğurt ve ayran gibi Nogaylar’ın sevdiği yiyecek ve içeceklere Kuzey Kafkasya'da yasayan bir çok topluluğun da rağbet ettiği görülmektedir.

Genel olarak et ve süt ürünlerinin hakim olduğu Nogay mutfağında, uygun iklim şartları söz konusu olduğunda sebze ve çeşitli bahçe ürünleri bulunur ve bunlar da kullanılırdı. Tavrida Guberniya'sinda (Vilâyeti'nde) yasayan Nogaylar elma, armut, ve üzüme özel bir düşkünlük gösteriyorlar, vişne ve inciri panayır ve pazarlardan satın alıyorlardı. Karpuz ve kavunu ise kendileri yetiştiriyordu. Tükettikleri bitkiler arasında soğan, biber ve sarımsak da ön planda gelmekteydi.

Et türü yemekler hususunda şunları söylemek mümkündür: Nogaylar, Orta Asya’nın, İdil Bölgesinin Türk topluluklarında olduğu gibi at, deve, koyun, sığır, kümes ve av hayvanlarının etlerini yiyorlardı. Nogaylar yazın koyun eti, kisin ise daha çok at eti yemekteydiler. Kisin mevsim hastalıklarına iyi geldiği gerekçesiyle taze tay etine rağbet göstermekteydiler. Taydan elde edilen yağın ise mide hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir. At etinden "qazı" denen bir çeşit sucuk yaptıkları gibi, bu kazıdan soğanlı yağda "quvırma" denen bir yemek de yapmaktaydılar. "Toltırma" da bir başka sucuk türüdür.

Genelde eti sulu olarak pişirirlerdi. Etin suyundan ise çorba yaparlardı. Kuzu etinden özellikle ilkbaharda "tabaq börek", "qazan börek" yaparlardı. Besbarmak da sevilen et yemeklerinden birisiydi. "Quvırdaq" ve bunun bir başka çeşidi olan "quvırma" da hoşlanılan et yemekleri arasındaydı. Çobanlar ise "kurleme" isimli yemeği yapmaktaydılar. Balığın bulunduğu bölgelerde de özellikle kızartılarak balık tüketilmekteydi. Ekmeğin rağbet gördüğü yüzyıllarda da yaşlı Nogaylar darıdan ekmek pişirirlerdi. Az gelirli olanlar ise darıdan "malay" (börek biçiminde ekmek ) üretirlerdi.

İçecek olarak Nogaylar’ın fazla su içmediklerini yukarıda belirtmiştik. Kımız, Nogaylar arasında önemli bir içecek olarak görülmektedir. Kımızın kuvvetlendirici bir içecek olduğu ve sağlığa yararlı bulunduğu seklinde bir inanca sahiptiler. Özellikle akciğer ve mide hastalıklarına karşı etkili bir ilaç olarak da kımızdan yararlanmaktaydılar, Sütü ise çiğ olarak içtikleri gibi, yoğurt, peynir ve ayran olarak da tüketmekteydiler. İnek ve koyun sütünden beyaz peynire benzeyen ve yaygın biçimde yenen "pıslaq"ı hazırlamaktaydılar.

Kışın sütün ve Kımızın bulunmadığı zamanlarda boza yapmaktaydılar. Düğünler ve törenler için çok miktarda boza yapılıyordu. Boza topluluk içinde törenlerde tüketilen içeceklerden biridir. Balboza ve şerbet de diğer içecek türleri arasında sayılabilir.

Nogaylar’ın içecekleri arasında Nogay çayının özel bir yeri vardır. Bu çay bir çok topluluğun beslenme kültüründe yer almaktadır. Bu çay bazı topluluklarda Kalmuk çayı olarak da isimlendirilmektedir. Türkiye'ye göç etmiş Nogay Türkleri'nin beslenmelerinde hâlâ Nogay çayının önemli bir yeri olduğu müşahade edilmektedir.


Mutfak Araçları ve Yemeğin servisi


Yemeği genellikle kazanda pişirirlerdi. Bir kaç çeşit kazana rastlanmaktadır (Kulaklı kazan gibi). Kap-kacaklarin çoğu tahtadandı. Bazılarını ise kamıştan yapıyorlardı. Saba, tulıq, torsıq ve artpaq dedikleri torba ve tulumlar ise deriden yapılıyordu. bazı sütlü yiyecek ve içecekleri kurutulmuş kabaktan yapılan kaselerde yemekteydiler. Mutfak malzemesi yapan ustalara "agaş usta" adı verilmektedir

Yemek, üyken üyde (büyük evde) yenilirdi. yemeği dağıtmak için büyük kaşığı kullanma, kadının evdeki üstünlüğünün sembolüydü. Bunu yalnız yaşlı kadın, onun bulunmadığı hallerde en yakın yardımcısı yapardı. Yemek bazen sırayla yenirdi. Bazı kereler ise ayni anda, ama gruplar halinde yenmekteydi. Böyle bir gruplaşmada yaş grupları gözönüne alınırdı. Yaşlılar birarada bulunurlar, aile reisinin karisi da onlarla birlikte sofrada yer alırdı. Bu sofrada ki oturma düzeninin en orunlu (üstün) yerini teşkil ederdi. yemeği dört ayaklı, ayakları kısa masalarda yerlerdi. Eğer misafir gelirse, gençler sofradan çekilirler, yerlerini misafire bırakırlardı. yaşlı erkek ve kadınlar misafirlerle birlikte yemeğe devam ederlerdi.

Nogaylar özel günlere büyük önem vermişler ve kutlama günlerini de birlik ve beraberlik duygusuyla geçirmişlerdir. Nevruz bayramına büyük önem vermişlerdir. Bu bayramlarda kazanlarda koyun ve at eti pişirilirdi. Nogaylar’ın bir kısmı Nevruz bayramında evlerinde yemek yapmazlar, köy kenarına çıkarak sadece getirdikleri sütü içerlerdi. Köyün bütün gençleri ve yaşlıları köyün kenarında toplanırlar, inekleri ve kısrakları, develeri sağıp çevrelerindekilere süt dağıtırlar ve birbirlerine sütle saygı gösterisi yaparlardı. Bu bayram yemeği en yaşlı kişinin duası ile başlatılır, sütü alan kişi süt taşını iki eliyle tutarak güneşe bakar ve yere sıcaklığını versin, vaktinden önce kavurtmasın diye de dua ederdi. Sonra bir kaç süt damlasını yere damlatır, sütten biraz içip çevresindekilere dağıtırdı.


Sonuç

Nogaylar’ın yemek kültürü genel olarak Türk beslenme sistemi ile uyum içinde gelişme göstermiştir. Başlangıçta hayvanî maddelerden yararlanarak yiyecek üretilirken, daha sonraları başka malzemeler de yemek kültürü içinde yer almıştır. Onlar farklı bölgelere göç ettiklerinde o bölgelerin yemeklerini kendi yemek kültürleri içine aldıkları gibi, kendi yemeklerini de değişik toplulukların yemek kültürlerine aktarmışlardır.


--------------------------------------------------------------------------------

Ayşe Baysal v.d, Türk Mutfağından Örnekler (Ankara, 1993), s.1.

Anthony Jenkinson, Early Voyage and Travels to Russia and Persia, edited by Delmar Morgan, Cilt: II, (Londra, 1886), s. 52-53.

Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, Sadeleştiren: Mümin Çevik (İstanbul, 1985), s.502

A.g.e, s.500.

İ. H. Kalmikov- R. H. Kereytov- A. İ. Sikaliyev, Nogaytsi (Çerkessk,1988), s. 144.

A.g.e, ,s. 143.

A.g.e, ,s. 145.

Nimet Berkok-Kamil Toygar, Kuzey Kafkas Mutfak Kültürü ve Yemekleri (Ankara, 1994), s. 484-487.

İsa İndraliyev, Nevruz Bayramında Nogay Halk Adetleri, Türkiye Türkçesine aktaranlar: Mariyam Bulgarova-Celalettin Erbay, Nevruz, Yayına hazırlayan: Sadık Kemal Tural (Ankara, 1995), s.153.

Ramazan Kereytov, "Kafkas Nogay Türklerinde Nevruz Bayramı", Türkiye Türkçesine aktaranlar: Mariyam Bulgarova-Celalettin Erbay, Nevruz, Yayına hazırlayan: Sadık Kemal Tural (Ankara, 1995), s. 235.


--------------------------------------------------------------------------------

Emel Dergisi. Sayı :218

HAYAT HALK İNANÇLARI

Nogay folklorunun tarihi hazinesinde çeşitli folklorik ürünler vardır. Bunlar, çeşitli hatıralar, destanlar, hayvancılık ve ekincilik türküleri doğumdan ölüme kadar geliştirilmiş uygulamalar, çocuk türküleri, çeşitli seviyeden oyunlar, çiftçi şiirleri, lirik parçalar “Sustuşka” diye bilinen (Karşılıklı kız –erkek oynanan bir kısmı türkülü oyunlar) iyi ve kötü günlerde okunan neşeli ve hüzünlü parçalardı. Bunlardan bir kısmı defin esnasında okunan bir nevi ilahilerdi. Ayrıca sözlü edebiyat mahsulu olan dualar/alkışlar, beddualar/ Gargışlar, masallar, efsaneler, yaşanmış olay anlatıları, bedii halk düşünür ürünü olan sözler vardı. En önemli yeri Eposlar alıyordu. Deyimler ve ata sözleri oldukça gelişmiş ve zengindi. Halk kültürünün oluşup yaşamasında Türkücü ve Masalcı önemli yerleri vardı. “Poyema” diye bilinen uzun şiirler yazıyorlardı. Nogay şiirinde en saygın yeri kahramanlık şiirleri alıyordu. Bunlar “Yıran” olarak biliniyorlardı. Lirik Nogay destanlarını ise “Bahşi” ler dile getiriyordu. Efsaneleri ise “Engimeşi” ler “Ertegişi”ler (Masalcılar) atasözü anlatan “Şeşenler” deyimlerin bulunması da “Efovoizm” ler ünlüdür. Şeşen kelimesi, müdrik ve hazır cevap anlamına gelmektedir. “Yırşı”lar bütün türküleri okuyabilirler. “Şıngsi” ler Şıng,diyor, ınar, beyit anlamında idi. Manicilere “Sastucka” Ağıtçıları “Bozlauşi” Beddua edici ve deyim ustası olanlara “Şuklanşı” deniliyordu. Bunlar daima halk tarafından itibar görmüşlerdir. Bu alanda, Korkut, Şez-bayan, Ket-buga, Naymanlı, Sıbra, Jirense, Şeşen ve diğerleri Nogay halkının hafızasında yaşamaktadırlar. 1920’den sonra Nogayların en ünlü türkücüleri “40 Nogay Poeması Anlatıcıları” idi. Bunlar, Musa Yurau, Kasım, İdris İshak Ulu idi. Nogay ağıtçılarının ünlüleri ise, Estavgan Yırau, Üzlükken Amit Kazı’dır.

Çağdaş Nogay Folklorcularından Dağıstan elinden, Kuray Lukmanova, Süleyman Sorseyeva, Yumali Adjimurzayeva, Abdulkerim Goniyevi, Yumanbeda, Koybokov, Stavropol bölgesinin Neftekums ilinden Zeyida Koyboliyev, Nogman ve Magament Koldosov çeçenistan’ın Şerkovsk ilinden Ali-kişi katrosov, Karaçay- Çerkezya’dan Hacı Issak Kumukov, Halil Naymanev ve Hangereya Cemokulov’u anmak gerekir.[1]

Karakalpakistan’da 1997 yılında kutlanan ve bizimde “Asık Şenlik” bildirimizden katıldığımız “Kırkkızlar Destanı” sempozyumunda Nogaylar da vardır.[2] Aynı yıl bu destan Derbent Dağıstan’da da kutlandı. Keza 2003 yılında yine Nokus – Karakalpakistan’da yapılan “Adige Destanı Sempozyumu”na biz......isimli bildirimizle katıldık.[3] Türkistan –Karakalpakistan Türk destan kültürü ile Kafkasya – Nogay Türk destan kültürü arasında özel bir bağ vardır.

Nogayların hayatlarında önem taşıyan safhalarında Nogay masalları anlatılır ve Nogay şiirleri okunur. Çeşitli yansımalar yapılır. Nogay folklorunun Şiip ürünleri Müzikli Nogay folkloru ile direkt ilişkilidir. Bir kısım Nogay müzik aletleri günümüze kadar gelmiştir. Kabız, dombre, dutar, sıbızgı, kabal, karnay, zurnay, davulboz bunlardandır.[4] Bu çalgıların isimleri Kafkasya ve Anadolu türk müzik aletleri olduğuna şahitlik etmektedir.

Nogayların çağdaş ağıtçı ve manicileri eski meslekdaşlarından farklı olarak profesyonel değillerdir. Buna rağmen eski gelenekleri yaşatanlarda bunlardır. Nogay folkloruna dair günümüze gelebilen ilk belge Alibey Sarobov’a ait olup 1830 tarihlidir. XIX. Yy.’ın 2. yarısı XX. Yy’ın başlarındaki folklorculardan A. Arhipov, M. Osmanov, G. Ananev, P. Palev tanımışlar daha sonra Canibekov geliştirmiştir. Onun 30 yıllık çalışmaları (1905-1935) sonucu Nogay Eposu, folkloru, manileri, özlü sözlerinin toplandığı 4 ciltlik “Kelime Hazineleri” adlı eserde toplanmıştır. Ayrıca bu alanda S.A. Canibekov Kalmıkof ve A.İ Sikaliyev de çalışmışlardır.

Nogayların 10 kahramanlık destanı (Batır Yırları) lirik destanlardan (Aşık destanlarından) oluşmuştur. Ünlü destanları; Aysıla oğlu Ahmet, Kamlanlı Batır, Edige Mamay, Manaşa, Manaşı Uk Tuyakbay, Er Tazgıl, Musevki Batır, Şora Batır, Adil Soltan, Kırk Nogay Kahramanı, Karasay Kazı, Er Kusep, Er Kosay, Amanhor, Er Kokşe, Kambar Batır ve başkalarıdır. Nogay Eposlar 14-17 yy.da oluşmuştur. XIV.yy.da yazılan Edige Destanı Nogay fikrinin doğuşunu anlatır. Kızıl Ordu’nun dağılmaya başladığı bir dönemde esaretinde bulunan halklar ayrılmaya başlamışlardır.

Nogay masalları 3 bölümden / devreden oluşmaktadır. Bunlar, Hayvanlar, büyücüden ve maişet hakkındadırlar. Bütün Nogay Türk masallarında kahraman, haksızlığa, zulme karşı savaşır. Hayvan masallarının derinliklerinde mitolojik dönemin izleri vardır. Hayvan ve büyücü mitolojisine dayanır. Hayvanlar düşünen, akıl yürüten muhakeme edebilen karakterleri vardır. Bunlar eski Türk boylarının/ kabilelerinin anemistik ve totemistik buluntular ile doludur.[5] Denilirken bu tespit aynı zamanda Atlı Bozkır Medeniyetinin İnanç sistemini oluşturan bir takım kültlerin kökenine işaret etmektedir.[6]

Nogay Yaratıcılığında “aforizm” (gizli söz) daha çok gelişme kayıt etmiş “takpaklar” (atasözleri) “Yumaklar” (Bilmeceler) Nogay halkının asırlar boyu birikmiş hayat tecrübesi vardır. Bazı örnekler; “Ağzın kanla dolu olsa da düşmanının önüne tükürme”, “Mollaya fazla yakın durma, zengin olduğun zaman o sana yaklaşacaktır”, “Diyilen söz, atılan ok gibidir”, “Birisini sözle ikna edemiyorsan, deynekle hiç ikna edemezsin”, “İyi söz ruhun gıdası, kötü söz ise baştası(mezar taşı) dır.” Nogaylarda yağmur duası olarak kurak mevsimlerde; “Kun – ayım ket,ket salkın –ayım kel –ket” denir. Türkiye Türkçesi ile “Kurak ayım git git, Yağmurlu ayım gel gel”demektir.

NOGAY TÜRKLERİNDE HALK İNANÇLARI

Günümüzde Nogay Türkleri evlendirecekleri kızlarının kanaatini sorarlar. Durun (eski) dönemde kızın kanaati sorulmaz ve kızlar 12 yaşından itibaren evlendirilirdi. Şimdi kızlar için evlilik yaşı 18-20’dir. Kız ere verince kırk duval (davar) kalın istenirdi. Bir kimsenin kızı dünyaya gelince O’na “Kırk davarın hayırlı olsun” denirdi. Kız ve erkek evladın itibarları itibariyle “erkek çocuk daha yalışıdır”. Nogay Türklerinde oğlan bala doğanca (oğlan çocuk doğunca) “Çatanın tüpü (dipi) berk olsun” (soyunuz devam etsin) denir. 1940 yılında evvel Nogaylarda 10’den az bala olmazmış, şimdilerde nadiren 6-7 ve daha ziyade 3-4 bala olmaktadır. Nogay Türkleri Rus aileye kızlarını vermezler. Obalarından aşiretlerinden de kız almazlar. Bu tür gençler aralarında kardeştirler.[7]

Nogay Türkleri çocuklarını nazardan korumak için onlara molladan “dua” alınır. Geç konuşan çocuğun dili kaşıkla vurulur. Çocuklar muhakkak sünnet yaptırılır. Dağıstan Nogaylarında sünnetsiz çocuk yoktur. Kurban Nogaylarında sünnetsiz çocuğa rastlanabilir. Nogay Türklerinde sünnetçinin adı “ Baba”dır. Şimdi Baba ve sünnet adetleri pek kalmamıştır. Sünneti doktorlar yapmaktadırlar. Sünnet de yaranın tedavisi için Ocak külü ilaç olarak kullanılmaktadır. Sünnetin kesilen parçası çocuğun annesi tarafından bir yere saklanır. Sünnet 5 ile 7 yaşlarında yapılır. Sünnet Toyuna “Baba Toyu” denir. Büyük bir bayram yapılır. Sünnet olan çocuk için “Şimdi Müslüman oldu” veya “şimdi tam Müslüman oldu” denir.

Nogay Türklerinde, çocuk askere gidince kurban kesilir. Hayır dilekler dilenir. Toy yapılır. Bu toya “Gece Toyu” denir. Askere gidecek gence şavgal (hediye) verilir. Hediye olarak asker adayına para verildiği de olur.[8] Nogay Türklerinde “söz vermek” çok önemlidir. Çocuk doğduğunda “Beşik Kertme” yapılır gençler için “sözü verilmiş” denilir. Söz muhakkak yerine getirilir. Evlenme yaşları gelince, kızın erkekten tercihen 2-3 yaş genç olması istenir. Gençlerin evlenme yaşları geldiğinde erkek tarafından kızın annesine ağız aramak için gidilir. Erkek daha evvelden evlenme isteğini anlatmak için bir dostuna veya yengesine istediğini söyler. Onlar da anne – babaya bilgi verir. Kızın cevabı “Kız ayılduru” alınır. Kızın ailesinin “evet” deyişinde küçük bir toy yapılır. Daha sonra “şeytan ötbes toyu” (şeytan geçemez toyu) yapılır. Evliliğin onayı için bu arada yaşlılara gidilir. Yaşlılar yıldızlara bakarak çiftlerin yıldızlarının uyuşup uyuşmadığına, düğünün ne zaman yapılmasına uygun olacağına karar verirler. İkon “toy” (Büyük Toy” ise 2-3 gün sürer.

Gerdek gecesi yakınlarından gençler damadın börkünü kaçırırlar. Börkü geri alabilmek için hediye verilir. Damat ve gelin kırmızı –yeşil renkli bir perdenin beti (yüzü) görünmesin diye geline yavluk örtülür. Gelini görmek isteyen herkez geline hediye olarak bir takı takarlar. Toylarda, kımız, boza ve şıra içilir. Bu arada konuklara sök ikramı yapılır. Sök, taze kavrulmuş darı, şeker veya bal karışımından yapılmış Talgan vardır. Talgan, darı veya mısır unu, süt, kaymak ve bal karşımı bir yiyecektir.[9]

Nogay Türklerinde gelin olacak kızda aranılan vasıflar, adayın kullak süyer (çok çalışkan), olmalı, kolu kemer (marifetli olmalı),yol yordam töre bilmeli. Bu konu ile ilgili bir tekerlemeye göre; “ Anasına korop kızını ve ayağına korop aşın iç” denir.

Nogay Türklerinde sık rastlanan insan isimleri, Esengeldi, Yumanyaz, Yumandık (Sevindik), Şanra Sevunduk (Sevindik), Kuvandık (Sevindik), Gündoğan, Atyeter, Tanyatık, Kısmenbet, Geldimorat, Kayırbek, Navurbek, Kazbek, Orozniyez, Orozmanbet, Üzlüken, Cennethan, Orazbike, Gunsulu, Yensulu, Tansulu, Tanbike, Bazarhan, Toybike (Toyda doğanlar için), Vezirhan, Demirhan, Demir-Polat, Süyünbüke, Süydümhan, Almita, Elmira’dır. Nogay Türkleri arasında Rus isimleri, Miyanda, Sıtalinbey, Sıtalinat, Vatasıbek, Kılınbek’dir. Çocuğu yaşamayan anne çocuklarının yaşamaları için onlara, Kutupdursun, Dursun, Yaşar gibi isimlerde koyar.

Nogay Türklerinde çocuğa ismini baba tarafı koyar. İlk çocuğa ismini babası koyar. Nogaylarda çocuğa ad koyan da, beşikte salganda ( ilk defa beşiğe koyulunca, Kazay Dotop’da (Day durunca) ilk yürüyünce saç ilk kırkılınca (ilk traşta) toy yapılır. Saç toyunda balanın saçı alınıp saklanılır. Çocuğun ilk dişi çıkınca (Diş Çırla Toyu) yapılır. Ad veren ata bindirilir.

Nogay Türklerinde çocuğun ilk doğduğu gün, kendisine bir gömlek giydirilir. Bu gömlek, kırk gün yıkanılmaz. Bu gömleğe “ıt kölek – it gömleği” denir. kırk gün dolunca bu gömlek ite atılır. Böylece çocuktaki kötülüklerin ve kötü ruhların tesirinin giderildiğine inanılır.[10]

Tarihi Nogay düğünleri, toplumsal – ekonomik hayatın bütün unsurlarını içermektedirler. Damat adayları arasında ciddi bir rekabet vardır. Damat adayları arasında at yarışı, nişancılık, bulmaca bulma, satranç, mani söyleme yarışması yaparlar. Yarışmayı kazanan damat adayı talip olduğu kızla bire bir yarışa girerdi. Düğün manilerinde gelinin ve ailesinin onuru okşanır övgüler yapılırdı. “Gelin geldi” ve “toy başladı” gibi parçalar okunur. “toy bitti” parçası ile düğün biterdi.[11]

Düğün manileri Türk elleri düğünlerinde çok yaygındır. Kars’da “gelini–damadı oynatma”, “Kaynanayı oynatma”, “Gelini ata bindirme”, “toy bitti kalkın gidi”, havaları çalınır. Nogay düğünlerindeki evlilik evveli sportif yarışmalar Dede Korkut’un destani yaşam tarzından farklı değildir. Nogay toplumunda çok eşlilik vardı. Ancak Nogay halkı prensip olarak bu uygulamayı pek onaylamamıştır. “Bir eşi olan rahat olur”, “İkinci eşi olan narahat ölür” denilmiştir. Lirik Nogay hayatında sevgi ön planda yer alır. Gençlerin eş seçiminde yiğitliği aklığı, samimi duygularını ön plana çıkarırlar.[12]

Günümüz Nogay Türklerinde gece tırnak kesilmez, gece tırnak kesenin rızkını kestiğine inanılır. “Ademden kolumun tırnağını aladı. Allah’dan konkar ayağımın tırnağını aladı” denir. Tırnak yer kazılıp, yere kaylanır.[13] Nogay Türklerinde her soyun bir aile mezarlığı vardır. Soylu olanlarla halktan insanların mezarlıkları farklıdır. Garip ölenlerin mezarlıkları soylu veya sade insanlar katışıktır. Nogay Türklerinde kan gütmek, kan davası sürmek, inanç ve adeti yoktur. Kız kaçırma adeti vardır ama bu hiçbir zaman kan davasına yol açmaz. Kız kaçırma yöntemi ile evlilik eskiden daha çok görülürdü o dönemlerde 4 eşlilik dahi olabiliyordu. Şimdi tek evlilik yapılmaktadır. Nogay Türklerinde ölen ağabeyinin dul kalan eşi ile evlenilir.Ayrıca evliliklerinde kesinlikle eşden ayrılmak boşanmak yoktur. 40 gün çıkarılmayan gömlek uygulamasını nadir rastlanır olsa da bin Anadolu’dan ve S. Buluç’un Şamanizm makalelerinden hatırlıyoruz. “Koku” ile ilgili olmalı. Kara iyelerin çocuğu kokusundan teşhis etmesini önlemek için almalı. Korunmada kokunun çeşitli şekillerde kullanıldığını biliyoruz. Keza ölen kimseye “toprak oldu” denilmesi de ilginçtir. Bu kutsal toprağa güvenmek gibi bir şeydir. “Yere verdik, toprağa emanet ettik” gibi bir inancın tezahürüdür. Bir diğer önemli husus da sünneti yapan adama “Baba” denilmiş olmasıdır. Bilindiği gibi kirve baba ayarında değerlidir.

Nogay Türklerinde ölen bir kimse için, “öldü” denilmez, “toprak oldu”, “yaş oldan toydu-yaşam ondan gitti” denir. Bazan da “Avuştu –değişti” veya “ömrü kıssa oldu” denilir. Nogaylarda ölünün üzerinde yıkandığı yere Şabraz Karaçaylar da ölü Cuvulgan Konna, ölü yıkanan tabla, denir. Kuban Nogaylarında ölümün 2. günün Dağıstan Nogaylarında 2. veya 3. günü defin yapılır. Başsağlığına gelenler, “Yatan Yer Cennetli Olsun” “Bu öldü kalanlar sağ olsun”, “İzi yaratsın başkaları ölmesin” denir.

Nogay Türk halk inançları, genel Türk halk ve burada Anadolu Türk halk inançlarıyla farklılık göstermektedir. “Şeytan Geçemez Toyu”nun yapılışı, gelin ve damadın arkasına geçtikleri perdenin kırmızı ve yeşil oluşu gibi. Renk kültüründe görülen bu aynılık, sayı 40 gibi sayı kültüründe de görülmektedir. Ak ve kara iyeler Toprak kültünde, beslenme ve eğlence kültüründe diğer alanlarda bu aynılığı görebiliyoruz.



[1] a.g.e., a.g.y.

[2] Y.Kalafat, “Edige Destanında Olaganüstü Tipler” Prof. Dr.Ahmet Bircan Ercilasun’a Armağan, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Bahar 2003, S. 13 sh. 344-352

[3] Y.Kalafat, “Nokus Kırkkızlar Destanı Sempozyumu ve Karakalpak Türk Halk İnançları” Türk Tarihçiliği ve Prof. Dr. Aydın Taneri Armağanı, Ankara 1998 sh. 315-336

[4] İ.H. Kalmukov, P.H. Kareytov, A.İ. Cıkaliev, a.g.e, a.g.y

[5] a.g.e, a.g.y

[6] İ.Kafesoğlu, Türk Bozkır Kültürü, Ankara 1987

[7] Y.Kalafat, “Nogay Türklerinde Halk inançları” TÜRKSOY, Nisan 2001, S. 3, sh. 33-35

[8] a.g.m

[9] a.g.e

[10] a.g.e.

[11] a.g.e

[12] a.g.e.

[13] a.g.m

Blog Listem