KIRIM VE NOGAY TATAR YEMEKLERİ

facebook sayfamız tıklayın/TATAR YEMEKLERİ OKYANUSU
Beğen


ANA SAYFA YENİ TARİFLER FACEBOOK İLE ETKİLEŞİMLİ OLARAK YAPILACAKTIR.YORUMLARINIZLA PAYLAŞIMLARINIZLA KATKIDA BULUNUN

TATAR YEMEKLERİ

TATAR AŞLARI, TATAR MUTFAĞI VE TATAR MUTFAK KÜLTÜRÜ HAKKINDA HER ŞEY

24 Ekim 2018 Çarşamba

ALAŞEHİR KAPAMASI (TATAR USTALARDAN KALAN MİRAS)

ALAŞEHİR KAPAMASI
Tatar ustalardan kalan bir Alaşehir geleneği, Tavalokuma benzer bir şekilde kapatılan kapamalar yağda kızartılıyor, Sunumdan önce tandırda biraz ısıtılıp Eskişehir Balaban köftesi gibi kemik suyu ve tereyağı ile ıslatıyor yoğurt ve maydanoz eşliğinde masaya getiriliyor.


Malzeme:
Un, zeytinyağı,
kıyma, soğan, et suyu,
karabiber, maydanoz, tuz, kimyon.

Yapılışı:
Hamur yoğrulduktan sonra ince ince açılır. Küçük küçük karelere bölünür. Hazırlanan hamur bir süre zeytinyağında bekletilip dinlendirilir. Ayrı bir kapta kıyma, soğan, karabiber, tuz, maydanoz ve kimyon karıştırılarak hazırlanan malzemeler hamurlara bohça şeklinde yerleştirilir. Dürülen kapama tavada kızartılır, servis sırasında üzerine kaynar et suyu dökülür.

Alaşehir Kapaması

Malzemeler:

500 gr dana kuzu karışık kıyma 
2 soğan 
500 gr un
150 gr tereyağı
150 gr sıvı yağ
150 gr kuyruk yağı
Yarım demet maydanoz
Yarım çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tuz

Tarif:
Bir karıştırma kabına kıydığımız maydanozu, doğradığımız soğanları, karabiberi ve kıymayı ekleyip yoğuruyoruz. Un, tuz ve suyu da ekleyerek kıvama gelene kadar yoğurmaya devam ediyoruz. Hamurumuzu iki parçaya ayırıp merdane yardımıyla incecik açıyoruz. Hamurumuzu küçük kareler halinde kesip içlerine kıyma karışımımızdan koyup üç ucunu bohça gibi kalan ucunu da üstlerine gelecek şekilde kapatıyoruz. Yağlanmış bir tepsiye dizerek üstlerinde eritip kızdırdığımız kuyrukyağı ve sıvıyağı gezdiriyoruz. Kapamalarımızı pembeleşinceye kadar kızartıyoruz.

Alaşehir Kapaması Hazırlanışı
MALZEMELER 
• 2 su bardağı un
• Yarım su bardağı su
• Bir çay kaşığı tuz
• 2 su bardağı kadar et veya tavuk suyu
• 250 gram dana kıyma
• Yarım demet maydanoz
• 1 kuru soğan
• Yarım demet maydanoz
• 1 çay kaşığı karabiber
• 1 tatlı kaşığı tuz1 çay kaşığı kimyon
• Yeteri kadar zeytinyağı
• Kızartmak için sıvıyağ (ayrıca)
HAZIRLANIŞI
Un, tuz ve suyu karıştırarak mantı hamuru kıvamında hamur elde edin. İyice yoğurup dört parçaya koparın ve her birini beze yapıp ince olarak açın. Dör santimlik kare parçalara kesin ve her birinin üzerine fırça yardımıyla zeytinyağı sürün. Hamurları bu şekilde dinlendirirken başka bir yerde soğanı rendeleyip içine baharatları, tuzu ve kıymayı ekleyip yoğurun. En son maydanozu incecik kıyıp ekleyin. Kare hamurların ortasına bir parça koparıp yerleştirin ve hamuru kıymanın üzerine bohça gibi sıkıca bastırarak kapatın. Derin bir kızartma tavasına sıvıyağ koyup yağ iyice ısındığında hazırlanan bohçaları içine atıp kızartın. Derin bir servis tabağına yanyana sıralayıp üzerine çok sıcak olan tavuk veya et suyunu döküp 5 dakika kadar dinlendirin ve sıcakken yoğurt eşliğinde servis yapılır.


Kapama, Alaşehir’e Özgü Yöresel Yemek Lezzetleri İçerisinde İlk Sırada Yer Alır. Ağızda Dağılan Eşsiz Lezzetiyle Kapama, Alaşehir’liler İçin Doyumsuz Lezzet…
İri mantı olarak tanımlayabileceğimiz kapamanın ana malzemesi kıyma, soğan, karabiber, maydanoz ve elde açılan yufkadır. Alaşehir’e göç eden Tatar kökenli aşçı sağır Nuri ve ortağı tarafından, önce yapılış şekline uygun olarak Kapatma olarak satışa sunulan yemek daha sonraları şekli biraz daha değiştirilerek Kapama olarak anılmaya başlamıştır.
Kapama yapılırken, her aşçı kendisine has bilgi ve maharetlerini yansıtır. Kısaca, kapamanın lezzeti, aşçının maharetinde gizlidir.

Kapamanın tarifine gelecek olursak. Önce 1 metre boyutunda geniş bir hamur açılır. Dana ve kuzu karışımı kıyma, soğan,karabiber ve maydanoz ile iyice yoğrulduktan sonra elde hazırlanan hamurdan açılan yufkalardan kesilen 6×8 ebadındaki bohçalara konularak bir tepsiye dizilir ve birkaç çeşit yağın karışımından elde edilen yağda pişirilir.Yağı ve suyunu çekerek kızaran kapama servis edilmeden önce tandırda ısıtılır ,üzerine et suyu gezdirilerek maydanoz ilavesiyle servis edilir. Yanında yoğurt veya ayran ayrı bir lezzet katar. 

Kapamada işin püf noktası, etin hafifliğidir. Dana ve kuzu karışımı yapılan kıyma dengeli ayarlanmalıdır. İçerisindeki baharat dengesi tutturulduğunda eşsiz bir lezzet çıkar ortaya.


Yemeğin yapılış şekli aşçının kendine has özellikleri ve yapış tarzı dışında (özellikle kızartma yağının hazırlanması)şöyledir.Zaten evlerde hemen hemen hiç yapılmayan bu yemeğim lezzeti aşçının maharetinde gizlidir.
Kıyma;soğan,karabiber ve maydanoz ile iyice yoğrulduktan sonra elde hazırlanan hamurdan açılan yufkalardan kesilen 6×8 ebadındaki bohçalara konularak bir tepsiye dizilir ve birkaç çeşit yağın karışımından elde edilen yağda pişirilir.Yağı ve suyunu çekerek kızaran kapama servis edilmeden önce tandırda ısıtılır ,üzerine et suyu gezdirilerek maydanoz ilavesiyle servis edilir.Yanında yoğurt veya ayran ayrı bir lezzet katar.Tabi yine Alaşehir’de özel olarak üretilen Alaşehir Ekmeğini kapamanın suyuna banarak yemek ayrı bir tattır.
Bugün Sağır Nuri ustanın yanında yetişen kapamacı Hakkı’nın çırakları olan oğlu Mehmet ve diğer çırağı Turgut ustaların yaptığı bu lezzetli ve değişik yemeği Belediye karşısındaki veya ayakkabıcılar çarşısındaki dükkanlarında yiyebilirsiniz.


Şimdide üzüm, kapama ve ekmeğimize tescil alma zamanıdır.Bunun için Türk Patent Enstitüsü tarafından ilanımız Eylül ayında başlatıldı. İlan süresi bir yıl olup, sonuçtan çok umutluyuz" dedi.

ALAŞEHİR KAPAMASI NASIL YAPILIYOR?

51 yaşındaki kapama ustası Turgut Çoban, Alaşehir Kapaması’nı şöyle anlattı: “Çıraklık dönemimle beraber 40 yıllık kapama ustasıyım. Kapama bize Tatarlar'dan gelmiştir. Bizim ustalarımız Tatar göçmeniydi. Yüzde 70 dana ve yüzde 30 kuzu kıyması karışımı, soğan, maydanoz ve karabiber ile yoğurulur. Bu karışım, açmış olduğumuz yufka üzerine ceviz büyüklüğünde döşenir ve bohça gibi sarılır. Daha sonra pişirilir. Sunuma hazır hale gelen kapamamızı servis yaparken, tere yağı, et suyu, yoğurt ve maydanoz ilave edilir."

Mutlaka denenmeli kemik suyu yoğurt maydanoz kıyma üzerine sarılmış yufka Tatar Mantısı olarak ta geçiyor



alasehirdeydik, efsane yemekler yedik, bunlardan bir taneside alaşehir kapaması, aslen tatar yemeği olan kapama önce yağda kizartiliyor daha sonra kemik suyu tereyağ ve yoğurt eşliğinde servis ediliyor, memleketime her gittiğimde kesinlikle yediğim yemektir, alaşehir e yolu düşen herkeze kesin tavsiyemdir...



Kapama yemeği sadece Alaşehir’e özgüdür ve buradan başka bir yerde yapılmaz.Tatar kültürünün bir parçası olan yemeğimizi Alaşehir’dede yapabilen çok az ustamız kalmıştır.



Alaşehir 'in meşhur kapaması için Hakkı Usta' ya geldik. Bu yemek bir Tatar yemeği. Yaklaşık 200 yıldır burada yapılıyor. Bu yemek için yolunuzu değiştirip Alaşehir 'e uğrayın derim

Kapamacı Ethem usta

Sabah açılan hamurlar, mantı gibi kesilip daha büyük parçalarda içi et ile doldurularak bohça şeklinde kapatılıyor ve bol yağda kızartıldıktan sonra müşterilerin gelmesi için vitrindeki saç tava içerisinde görücüye çıkartılıyor. Saç tavanın altında kuyu gibi sıcak bir fırın var. Böylece üstteki bohçalar hem sıcak kalıyor hem de müşteri sipariş verince tabağa konup fırın içerisinde 3 dk. Isıtıldıktan sonra et suyu, yoğurt ve maydanoz eşliğinde masaya sıcak servis ediliyor. 

Ümit ustanın kapamaları

kapamacı Ethem ustadan



Kapamacı Uğur usta






































Kapamacı mehmet ustadan


hakkı ustanın kuyusunda ısınan kapamalar


14 Haziran 2016 Salı

KOBETE kelimesinin etimolojisi hakkında düşünceler

 
Kobetenin dilbilimsel kökeni olarak iki görüşle karşılaştım şimdiye kadar, 
Kobaymak : gösteriş yaparak şişinmek kelimesinden geliyor
Kopteş : göbekli kelimesinden geliyor
kop et çok et ile açıklamaya çalışanlar da var
Ancak bu etimolojik bağlamlardan çok daha akılcı ve anlamlı görünen KABAT kelimesinin KOBETE kelimesinin kökeni olduğunu düşünüyorum.

“KABAT” sözcüğü  KAT,KATMAN anlamına gelmektedir.

KABAT kelimesinin başka lehçelerdeki şekilleri ve anlamlarına bakalım
QABAT: defa, kere, kez, yeniden, tekrar, kat (Tatatrca)
QABAT: kez, sefer, beraber, birlikte, katman (kzk)
QABATTAV: Birbiri üzerine koymak, kıvırmak, ikiye katlamak (kzk)
EQI KABAT: hamile, gebe (Kazakça)
QOS QABAT: iki kat, çift kat (Kzk)
KABAT/KAVAT: kat (kırgızca)

Nogaycada kullanım şekilleri
Kаbаt, kаbаt-kаbаt, kаbаtlаw,  kаbаtlаndıruw, kаbаtlаnuw, kаbаtlı, kаbаtsız
üşkаbаtlı üy
аstkı kаbаtın аluw
eki kаbаt etip kаytаruw
kаbаt-kаbаt söylеp
eki kаbаtlа

Ngy. Toğız qabat torqadan Toqlışaqtın terisi artıq.

Ngy:   Yetimnin qarnı yetik qabat. İÇ33
Kzk:   Jetimnin qursağı jeti qabat. Zİ 295
Krm:   Öksiznin qarnı doqızdır. NB302

Ayrıca Kuban Nogaylarında katmanlı olarak yapılan ekmeğe KABAT ÖTPEK denilmektedir.

Nogay, Kırgız, Kazak lehçelerinde KABAT-KAVAT-QABAT şeklinde söylenebilen kelimenin “KOBETe” şekline de dönüşebileceği açıktır.
Qabat kelimesi söylenirken zaten q harfi tatarcada gırtlağın gerisinden oldukça kalın söylenir ki ilk a harfinin yuvarlaklaşıp o ya dönüşümüne yol açabilir,
Yine en sondaki T harfi oldukça ince söylenir ki bu da ikinci a harfinin e harfine dönüştürebilir.
T harfinin vurgulu söylenmesi sondaki ikinci e harfini ortaya çıkarmış
Qabat kelimesini birkaç kez tekrar ederseniz ne demek istediğim anlaşılır.

Sanıyorum KOBETE Tat şivesinde KABAT kelimesinin dönüşmüş halidir, sadece Kıpçak şivelerinde bulunan sözcük Oğuzca temelli Tat şivesinde bir dönüşüm geçirmiş.
Çölden Kabat şeklinde gelen kelime Tat şivesinde kobeteye dönüşerek tekrar çöle dönmüş görünüyor.

Kobete kelimesi öyle yerleşmiş ki aynı çiböreğin şuberek kullanımını ortadan kaldırdığı gibi kabat kelimesini kullanımdan kaldırmış

Nafiz GÖNLÜŞEN

Çiböreğin etimolojisi hakkındaki yazımız için tıklayın

9 Haziran 2016 Perşembe

141 - DÖNER KEBAP

DÖNER KEBAP - ŞAVURMA

1733 Yılında Pieter van der Aa tarafından çizilen haritada  Nogayların en belirgin özelliklerinden biri olarak yatay formda döner kebabı yapmaları gösterilmiş. o dönemde çizilen haritalarda genellikle halkların ayırt edici özellikleri ve onların belirgin özellikleri haritanın bir köşesine konuyordu, anlıyoruz ki çizerin aklına Nogay denilince şişte döndüre/çevire kebap pişiren Nogaylar gelmiş.
Bu durum atasözlerine yansımış, Bir kırım atasözü şöyle der
Kızın Nogayga ber,Et aşasın, dar yaşasın. Kızın Tatga ber, Ot aşasın, bar yaşasın.                          
Kızını Nogaya ver, et yesin fakir yaşasın, Kızını Tata ver, ot yesin zengin yaşasın

It is considered that kebabs come from an earlier time when Nomadic tribesmen grilled meat on their swords. In his 17th century travel books, Ottoman traveler Evliya Çelebi mentions kebabas a horizontal stack of meat.
http://www.wittistanbul.com/magazine/know-your-doner-kebap-history-overview-and-selected-dishes/

yukarıdaki yazıda Evliya çelebinin et yığınının yatay bir formda pişirilmesinden bahsettiği belirtiliyor ve bu tür pişirmenin göçebe kabilelerce etlerin kılıca geçirilerek pişirilmesiyle başlamış olabileceği düşüncesi öne sürülüyor.


300 yıl önce çizilmiş Nogayların pişirdiği döner kebap resmi

Ancak daha eski bir kayıt var 400 yıl öncesine ait bir kayıt, Evliya çelebi 400 yıl önce bir Kırım Tatarının bir Nogayı ağırlamak için araba tekerleğinde pişirdiği bir döner kebaptan söz ediyor.

400 yıl öncesine ait bir kayıt Evliya çelebi seyahatnamesinde geçiyor, basit bir tarifi veriliyor. 1630-1680 yılları arasındaki seyahatlerini yazdığı seyahatnamesinde yatay pişen kebaptan bahsediyor.

Göçer bir hayat yaşayan Kırım Tatarları ve Nogayların fırını yanında taşıyamayacağından kebap yapmak için geliştirdikleri çözümlerden biride bu anlaşılan anlaşılan. Bir başka çözümde Kürleme denilen Nogayların tulum çıkardıkları postun içine temizledikleri koyunu bütün olarak geri sokup kazdıkları bir tandır kuyuda pişirmeleridir.

Kayıt şöyle geçiyor.
Der-ni‘met‑i uzmâ‑yı me’kûlât: Her ni‘metleri memdûhdur, ammâ Leh tavuğu nâmıyla meşhûr fîl hortumu gibi sarkmış kırmızı et pâresi burnu üzre durur. Anın kebâbı ve bir araba tekerleği âteşinde piş­miş bir şişde pâre pâre koyun kebâbı memdûh­dur.
-
-
Hattâ kış geceleri [128b] cümle vilâyet‑i Kı­rım'da oda sohbetleri edüp niçe gûne helvâlar ve ta‘âmlar ve gûnâ-gûn şarâblar yenüp içilüp eyyâm‑ı şitâyı sohbet‑i hâs ile geçirirler. Hattâ ol sohbet‑i hâs geceleri elli vukıyye gelir bir semîz koyunu kurbân edüp şukka şukka edüp bir demir kebâb şişine ol ko­yunun lahmını şîşe sancup iki başları ince ortası kalın bir gûne hemvâre eti dizerler kim bir zerre yeri birinden taşra dizmez­ler. Andan bir araba te­ker­leğin kırup kebâb altına te’ennî ile germâ-germ âteş edüp bir gûne kebâb pişirirler kim gûyâ ilik olur. Tatar mâbeyninde böyle pişmiş elli vukıyye gelir bir koyun kebâbın yemiş ve yüz vukıyye boza içmiş Tatar çokdur, ya‘nî bunları bir oturuşda bir Tatar yemişdir, tâ bu mertebe latîf ter ü tâze ve nerm kebâb pişirirler kim rub‘‑ı mes­kûnda eyle kebâb pişmek ihtimâli yok­dur, ammâ araba te­kerleğiyle pişirmek Tatar mâbeynlerinde şartdır.
{Hikâye}: Zîrâ bir kerre Heyhât sahrâsında konar göçer Tatar'ın birine bir Noğay Tatarı konak olup oba sâhibi bu müsâfir Noğayı sıylamak lâzım, ya‘nî ri‘âyet etmek lâzım. Meğer oba sâhibinin arabası üzre bir mahbûbe gelini var imiş kim cânın­dan azîz imiş. Hemân koyunlarından bir semiz koy ba­sup boğazlayup mahbûbesinin arabası te­ker­leğinin birini kırup kebâb pişirir. Ne çâre deşt‑i Kıp­çak'da odun yok. Ma‘şûkasını Heyhât'da bırak­mağı irtikâb edüp koyun kebâbın pişirüp müsâfir Noğay'ı sıylar. Ba‘dehu ol Noğay elinden ale'l-fevr yedi araba mâl getirüp konak bayına verir. Ol zamândan berü Tatar kavmi mâbeyninde bir­bir­lerine ta‘zîmen araba tekerleğiyle pişmiş koyun kebâbı yedirüp birkaç tostağan boza, ya‘nî kulplu kadeh bozayı içirirler.

Hattâ bir Tatar bir kişiyle çekişse "Neni gör­gen­min, bana ne minnet kıstarsın. Yohsa araba teg­re­giyle pişmiş kebâbın mı aşadım", ya‘nî yedim deyü Tatar mâbeynlerinde darb‑ı mesel olmuşdur.

Araba tekerleği ateşinde pişmiş bir şişte parça parça koyun kebabı meşhurdur
Bir semiz koyunu kurban edip, parça parça edip bir demir kebap şişine o koyunun etlerini şişe saplayıp iki başları ince ortası kalın ardarda devam eden bir şekilde eti dizerler ki birazcık yeri diğerinden dışarda olmaz......Bir tarz kebap pişirirler ki sanki ilik olur.
“Hemân koyunlarından bir semiz koy basup boğazlayup mahbûbesinin arabası tekerleğinin birini kırup kebâb pişirir. Ne çâre deşti Kıpçak’da odun yok. Ma‘şûkasını Heyhât’da bırakmağı irtikâb edüp koyun kebâbın pişirüp müsâfir Noğay’ı sıylar. ve “…Ol zamândan berü Tatar kavmi mâbeyninde birbirlerine ta‘zîmen araba tekerleğiyle pişmiş koyun kebâbı yedirüp birkaç tostağan boza, ya‘nî kulplu kadeh bozayı içirirler…” ifadeleri ile Nogayların koyun kebabı yediklerini ve boza içtiklerini vurgular.

Heyhat Ovası'nda yerleşik olmayan konar göçer Tatarın birine bir Nogay Tatarı konuk olmuş. Oba sahibinin bu misafir Nogayı, saygı gösterip ağırlaması lazım gelir. Meğer oba sahibinin  sevdiği varmış ki canından aziz imiş.  Ne çare o sıra Kıpçak steplerinde odun yok. Hemen bir semiz kuzu kesip, sevdiğinin araba tekerleğinin birini kırıp kebap pişirmiş. Sonra Yemeği yiyen Nogay der­hal kendi ilinden yedi araba mal getirip ev sahibine verir. O zamandan beri Tatar kavmi arasında birbirlerine saygıdan araba tekerleğinde pişmiş kebabı yedirip birkaç kulplu kadeh bozayı içirirler."
Hattâ Tatar biri­si ile çekişse (Neyini gördümki bana ne minnet kastarsın, yoksa araba tekerleği ile pişmiş kebabını mı yedim) derler.
Evliya Çelebi / Seyahatname


Bir başka haritada Nogayların belirgin özellikleri olarak otaw arabaları gösterilmiş evliya çelebinin sözünü ettiği araba budur, Nogaylardan başka halklarda görülmeyen Otaw araba denilen bu arabada kadınlar ve çocuklar seyahat ederler, bir yerde 2-3 gün kalınacaksa büyük çadır (terme/yurt) kurulmaz, araba üzerindeki otaw yere indirilir, 2-3 gün bu odada geçirilir, tekrar arabanın üstüne konulup seyahate devam edilirdi. rivayette sıylı konak (ağır misafir) geldiğinde bu arabanın tekerleğini sökülerek kebap pişirilmiş.
İhtimalen tekerleği yakılan konakbayın sevdiğinin içinde seyahat ettiği araba böyle bir arabadır.

Evliya çelebi seyahatnemis 7. cilt 614,615 ve 616. sayfalarındaki kayıt aşağıdadır.

bir araba tekerleği âteşinde piş­miş bir şişde pâre pâre koyun kebâbı memduhtur.
Hattâ kış geceleri [128b] cümle vilâyet‑i Kı­rım'da oda sohbetleri edüp niçe gûne helvâlar ve ta‘âmlar ve gûnâ-gûn şarâblar yenüp içilüp eyyâm‑ı şitâyı sohbet‑i hâs ile geçirirler. Hattâ ol sohbet‑i hâs geceleri elli vukıyye gelir bir semîz koyunu kurbân edüp şukka şukka edüp bir demir kebâb şişine ol ko­yunun lahmını şîşe sancup iki başları ince ortası kalın bir gûne hemvâre eti dizerler kim bir zerre yeri birinden taşra dizmez­ler. Andan bir araba te­ker­leğin kırup kebâb altına te’ennî ile germâ-germ âteş edüp bir gûne kebâb pişirirler kim gûyâ ilik olur.


16 Aralık 2015 Çarşamba

140 - ETLİ TORTA

ETLİ TORTA


Nogay mutfağından bir yemek Etli Torta ve yanında Ayakşay
Malzemeler:
100 gram kadar kıyma
1 orta boy soğan
1 yemek kaşığı salça
3 yemek kaşığı un
Bir buçuk su bardağı su
Bolca pul biber
Karabiber
Tuz
Sıvı yağ
Yapılışı:
Kıyma yağda güzelce kavrulur, kavrulunca üzerine ince doğranmış soğan katılır.Soğanlarda iyice pişince salça, pul biber, karabiber ve tuzu katılır. Bir iki dakika bu şekilde kavrulur. Bir yandan da bir tasta un ve su topak kalmayacak şekilde karıştırılır. Kavrulmakta olan kıymalı karışıma un karışımı da eklenir.Beş dakika kadar karıştırılarak pişirilir. Puding kıvamına gelince altı kapatılır. (Ekmek banarak yenir, acılı daha lezzetli olur.)
Kaynak; Rumeysa TAHİROĞLU

28 Mart 2015 Cumartesi

139 - ÇOBAN AŞI

ÇOBAN AŞI чобан ашы
MALZEMELER
баранина 400гр   KUZU ETİ
говядина 400гр    SIĞIR ETİ
мука 600гр UN
майонез Зст л MAYONEZ 3 KAŞIK KADAR
стакан воды SU
орех 50 гр CEVİZ
чеснок 8 шт SARIMSAK
соль перец TUZ, BİBER

TARİF:
ATR Televizyonundan alıntıladığım bir tarif
Cemile osmanova veriyor tarifi uygulamalı olarak















Etler suda pişiriliyor, piştikten sonra ayrı bir tabağa alınıyor, et suyu tencerede kalıyor
un ve yeterince su ile (yumurta yerine mayonez koyuyor) hamur yapılıp ikiye ayrılıyor

















hamur açılıyor, açılan hamur yaklaşık iki parmak kalınlığında şeritlere kesiliyor


















bu arada et suyu kaynar hale getiriliyor














şeritlerden birisi akordiyon gibi avuca yerleştiriliyor, kare oluşturacak şekilde elle koparılarak kaynayan etsuyuna atılıyor. hamurlar bitene kadar bu işlem yapılıyor



















Tüm hamurlar atıldıktan sonra pişmesi bekleniyor
bu arada cevizler havanda dövülüyor
sarımsaklar havanda dövülüyor yada sarımsak ezme aleti ile eziliyor
et suyunda pişen hamurlar et suyu ile birlikte çanaklara konuluyor
her çanağa bir kaşık ceviz ezmesi ve bir kaşıkta sarmısak atılıyor
ve servis ediliyor, etler ayrı bir tabakta servis ediliyor.

11 Ocak 2015 Pazar

ESKİ ZAMANLARDA SOKAK ÇİBÖREK SATICILARI


TATAR MİLLİ AŞI ÇİBÖREK

Hayatın ta içinde, evde sokakta her yerde

Blog Listem